Mahkemesi : Elbistan İş Mahkemesi
Tarihi : 19/11/2013
Numarası : 2013/361-2013/76
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı güvenlik görevlisi olarak halen çalıştığını, personel sayısının yetersizliği, yapılan işin yoğunluğu ve yine yapılan işin yapıldığı alanın çok geniş olması v.s. gibi sebeplerle işe girdiği ilk zamandan beri sürekli olarak fazla mesai yaptığını, ancak bu fazla çalışma ücretinin işveren tarafından çalışanlara ödenmediğini, işverence belirlenen günlük mesai saatini doldurduktan sonra işveren tarafından bir mesai zamanı kadar tekrar çalıştırıldığını, çalışma şekillerinin devamlı olarak bu şekilde olduğunu ve bu fazla çalışmaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Gaziantep Bölge Müdürlüğü müfettişleri tarafından davalı işyerinde yapılan incelemede yukarıda belirtilen fazla mesaiye ilişkin hususların tespit ve rapor edildiğini, bu tespitlere göre de işverenin kanuna aykırı bir şekilde fazla çalıştırdığını, kanuni sürelere uymadığını ve fazla mesai ücretlerini de ödemediğini ileri sürerek 100,00 TL. fazla çalışma ücreti alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının fazla çalışması karşılığı düzenlenen bodrolarda tahakkuk yapılarak ödendiği sabittir. Bordrolarda ihtirazi kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda bordronun aksi ancak yazılı belgeyle ispatlanabilir. Bölge Çalışma Müdürlüğü raporu dinlenilen kişilerin beyanları esas alınarak düzenlendiğinden yazılı belge niteliği taşımadığı halde bu raporun yazılı belge niteliği taşıdığı gerekçesiyle imzalı bordroların düzenlendiği aylarla ilgili hesaplama yapılarak bordro ile yapılan ödemeler mahsup edilerek alacağın hüküm altına alınması ayrıca fazla çalışma hesabının çıplak ücret üzerinden yapılması gerekirken yol ücretinin günlük ücrete dahil edilerek giydirilmiş ücretten hesaplanması, ara dinlenme sürelerinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece hatalı bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 08.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy