Mahkemesi : Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 28/02/2014
Numarası : 2008/522-2014/125
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce feshine dayalı olarak işverence ödenmesi gereken kalan süreye ait ücretler konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava, okul öncesi öğretmeni olan davacının belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce haksız feshedildiği iddiasına dayalı kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile kalan süre ücretinden kaynaklanan işçilik alacakları ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece kalan süre ücreti ile kıdem tazminatı istemleri yönünden davanın kabulüne, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 325.maddesinde, "iş sahibi işi kabulde temerrüt ederse, işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti isteyebilir" şeklinde kurala yer verilerek işçinin kalan süre ücretini talep etme hakkı olduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 408.maddesinde işverenin işi kabuldeki temerrüdü sebebiyle işçinin işi görememesi halinde ücret hakkının olduğu açıklanmıştır. İşçinin iş görme edimini yerine getirememesi halinde yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir işi yaparak kazandığı veya kasten kaçındığı yararlarının indirileceği de hükme bağlanmıştır.
Borçlar Kanununun 325.maddesine göre işçinin (6098 sayılı TBK 408) sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilmelidir.
Davacının davalı ile aktettiği sözleşme süresinin sonuna kadar başka bir işe girmediği sabittir. O halde mahkemece davacının çalışmamakla tasarruf ettiği süre dikkate alınarak hesaplanan bakiye süre ücretinden makul bir oranda indirim yapılmalıdır.
Anılan yön gözetilmeksizin karar verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.10.2014 gününde oybirliğiyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy