Mahkemesi : Bursa 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 17/04/2014
Numarası : 2013/55-2014/152
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı,yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığını, iş sözleşmesinin haksız, geçersiz, ihbarsız ve tazminatsız olarak sona erdirildiğini, iş sözleşmesinin sona erdirilmesinin asıl nedeninin sendika üyesi olması ve sendikal faaliyetlerde bulunması olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı her ne kadar sendika üyesi olduğu için iş aktinin feshedildiğini iddia etmekte ise de bu beyanların gerçek dışı olduğunu, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini, işe iade davasının hukuki şartlarının oluşmadığını, zira davacının noter ihtarı ile iş aktinin feshini kabul ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep etmekle işe dönme iradesinde olmadığını gösterdiğini ve bu talebinde samimi olmadığının anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle ve davalı işveren tarafından geçerli neden olmaksızın feshedildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Fesih tarihinden yürürlükte olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “sendika özgürlüğünün güvencesi" başlıklı 25.maddesinin ikinci fıkrasına göre; işveren, ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında çalıştırma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz; üçüncü fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farkli işleme tabi tutulamaz; dördüncü fıkrasına göre; işverenin fesih dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi halinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre ise; sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18,20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. Iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılan davalarda, salt işçinin sendika üyesi olması feshin de sendikal nedenle yapıldığını göstemez. Mahkemece, gerekli araştırma yapılarak ve özellikle de tanıklardan davacının sendika üyesi olmasının yanında ne tür sendikal faaliyetlerde bulunduğu somut olarak sorulup tespit edilerek toplanan deliller sonucu feshin sendikal nedenlere dayandığının tereddütsüz belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
Sendikal neden yönünden incelendiğinde ise; dosyada yer alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yazısına konu işverenin dava dışı BCS isimli işyeri olduğu anlaşılmış olup bu yazıda BCS isimli işyerinde 111 işçiden 5 tanesinin Türk İş'e bağlı Teksif;58 işçinin ise Disk'e bağlı Tekstil ve 2 işçinin ise BATİS'e üye olduğuna dair yetki tespit raporu sunulmuştur.
İlgili sendika yazısına göre ise 01.09.2009-24.12.2012 tarihleri arasında işyerinde üye sayısının 87 kişi olduğu, bunlardan 15 işçinin istifa edip halen işyerinde çalışmaya devam ettikleri belirtilmiş olup istifa eden işçilerden 2 tanesinin istifası feshin yapıldığı Aralık 2012 ayında, geri kalanının ise Mayıs-Haziran-Temmuz 2013 aylarında gerçekleştiği görülmüştür.
Mahkemece BATİS sendikasına yazılan yazıya verilen cevapta ise sendikaya üye olan 12 işçiden Kasım-Aralık 2012 de 6 işçinin istifa ettiği, 6 işçinin ise işten çıkarıldığı belirtilmiştir.
Son olarak ise davalı işveren yetkililerinin sendikal hakların kullanımının engellenmesi suçlamasıyla haklarında yapılan yargılama sonucunda Bursa 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2013/838 E-2014/186 K sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararları yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Görüldüğü üzere mahkemece sendikal nedenle fesih yapılıp yapılmadığı araştırması yeterli değildir.
Bu kapsamda öncelikle davalı işyerinde yetki prosedürü araştırılıp davacının üyesi olduğu sendikanın yetki tespitinde bulunup bulunmadığı, fesih tarihinden önce, fesih tarihinde ve fesihten sonra da davalı işyerinde sendikaya üye olan işçiler olup olmadığı, varsa bu işçilerin sendikaya üyelik tarihleri de belirtilmek suretiyle ilgili belgelerin temin edilmesi, yine sendikadan istifa edip halen çalışan işçiler varsa bu işçilerin istifa tarihlerinin belirlenmesi, işyerinde başka sendikalar olup olmadığı varsa bu sendikaların işyerinde kaç üye işçisinin bulunduğu gibi hususların davacının üyesi olduğu ilgili sendika ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan sorularak ilgili belgelerin getirtilmesi gerekmektedir.
Ayrıca dosya kapsamından Aralık 2012 tarihinde işten çıkarılan tek işçinin davacı olup olmadığı, varsa başka işçilerin de işten çıkarılıp çıkarılmadığı ve işten çıkarılan bu işçilerin sendikalı olup olmadıkları da belirlenmelidir.
Sonuç olarak sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı tereddütsüz belirlenmeli, belirtilen eksiklikler giderilip ceza dosyasının da kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durularak toplanacak ve dosyada yer alan diğer tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle feshin sendikal nedenlerle yapılıp yapılmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.09.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy