Mahkemesi : Düzce İş Mahkemesi
Tarihi : 27/03/2014
Numarası : 2013/292-2014/294
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde 2001 yılında kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığı hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, 2011-2013 yıllarını kapsayacak 3. Dönem TİS’in geçici 4. Maddesi gereği önceki işyerlerinde geçen çalışmaların da davalı işyerinde geçmiş gibi kabul edileceğine dair düzenleme gereği derece ve kademesinin tespiti ile yeni derece ve kademesi dikkate alınarak ilk kadroya geçişlerinden itibaren TİS’den kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı, ikramiye farkı ve vardiya zammı alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya sözkonusu hakların 2011-2013 yıllarını kapsayan TİS ile tanındığını, bu nedenle taleplerin geçmişe yönelik olarak talebini yerinde olmadığını, derece ve kademe tespitinde hata olmadığını, gerekli ödemelerin TİS’lere göre zaten yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak 7 yıl 8 ay 19 gün çalışmasının bulunduğunu, davalı yanındaki toplam çalışmasının 18 yıl 8 ay 11 gün olduğunu, emekli olduğu 14.01.2012 tarih itibariyle olması gereken derece/kademesinin 15/21 olarak tespiti gerektiği belirtilerek zamanaşımı itirazına göre dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için alacak hesabı yapılmıştır. Ancak bu hesaplama tarzı hatalıdır.
Taraflar arasında yürürlükte bulunan TİS’e ekli pozisyon cetveline göre, “iş makinesi şoförü” olan davacının pozisyonundaki bir işçi, 14.01.2012 tarihi itibariyle en fazla 14. Dereceye kadar yükselebilir. Buna rağmen mahkemece, pozisyon derecesini aşar şekilde davacının 15. Derecede olacağına dair tespit ile hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının en fazla 14/21 derece-kademede olabileceği hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde tespit yapılmasının yanlışlığı ve derece tespitindeki hata nedeniyle hesaplamaların yeniden yapılması gerektiği açık olup hatalı kararın bozulması gerekmektedir.
3- Davacının yasal ilave tediye alacağının 4857 sayılı yasada düzenlenen ücret alacaklarından olmadığı, bu nedenle en yüksek banka mevduat faizine değil yasal faize hükmedilmesi gerektiği göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 3.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy