Mahkemesi : Afşin İş Mahkemesi
Tarihi : 25/03/2014
Numarası : 2013/696-2014/117
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı E.. M.. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin feshinin geçersiz nedene dayandığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı E.. M.. vekili husumetin kuruma yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin belirli süreli olduğunu, davacıın işten çıkartılmasının davalı firmanın haklı olarak lüzum görmesi ( işçilerin iş araçlarına zarar vermesi, fazla yakıt tüketimi...vs) sebebiyle hasıl olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı şirkete dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen yazılı ya da sözlü olarak beyanda bulunmadığı görülmüştür.
Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu ve iş sözleşmesinin de geçerli neden olmaksızın feshedildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, dava dilekçesinde fesih bildirim tarihi ya da fesih tarihi konusunda somut bir bilgi vermemiş, davalı E.. M.. vekili ise soyut olarak yasal süre itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, işe iade davasının fesih bildirim tarihinden itibaren 1 aylık yasal süre içerisinde açılıp açılmadığı resen incelenmelidir. Süre başlangıcı fesih bildirim tarihi ya da davacı işçinin fesihten haberdar olduğu tarihtir.
Bu nedenle dosya içeriği incelendiğinde fesih tarihine ilişkin sadece işten ayrılma bildirgesi ve hizmet cetveli kayıtları sunulduğu görülmüştür. Bu kayıtlar esas alındığında işyerinden çıkış tarihinin 31.10.2013 tarihi olduğu davanın ise sayman mutemedi alındısına göre 11.12.2013 tarihinde açıldığı ve bu hali ile davanın yasal 1 aylık süre içerisinde açılmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak somut olay ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer seri dosyalar dikkate alınarak davacıya yapılmış yazılı bir fesih bildirimi olup olmadığı araştırılıp varsa tebliğ şerhli bir suretinin de getirtilerek tarafların gösterdikleri tüm deliller toplanarak, özellikle dinlenecek olan tanıklardan feshe ve fesih tarihine ilişkin somut beyanlar alınmak suretiyle davacının fesihten haberdar olduğu tarihin tereddütsüz olarak belirlenip buna göre yasal süre içerisinde açılıp açılmadığı belirlenmelidir.
Mahkemece eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı E.. M.. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı EÜAŞ'a iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy