Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
Davacı vekili, Dairemizin 23.12.2013 gün ve 2013/26241 E., 2013/23050 K.sayılı bozma ortadan kaldırma ve yeniden hüküm kurulmasına dair kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek, maddi hatanın giderilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davacı vekilinin maddi hata talebine dair dilekçesinde bozularak yeniden hüküm tesis edilen Dairemizin 23.12.2013 gün ve 2013/26241 E., 2013/23050 K.sayılı ilamında davacı adı ve Mahkeme esas karar numaralarının davacısı ...cı olan... 3. İş mahkemesinin 2012/90 Esas ve 2013/335 Karar sayılı Mahkeme kararına dair bilgilerin yazıldığını, kararın bu haliyle infaz kabiliyetinin bulunmadığını, Dairenin esas ve karar numarasıyla yapılan incelemede davacının ... ve mahkeme Esas numarasının 2012/89, Karar numarasının da 2013/334 olarak gözüktüğü halde karar başlığında yanlış yazıldığını belirterek, bozma kararı başlığının düzeltilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Gerçekten de davacı talebi gereği dava dosyası ve UYAP Sisteminde yapılan incelemede Dairemiz kararının... 3.iş Mahkemesinin davacısı ...'cı olan 2012/90 Esas nolu dosyasına ilişkin olduğu, Daire kalemince sehven yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının maddi hata talebi kabul edilmeli Dairemizin 23.12.2013 gün ve 2013/26241 E., 2013/23050 K.sayılı kararı kaldırılmalı ve davacının... 3. İş Mahkemesinin 2012/89 Esas ve 2013/334 Karar sayılı 23.08.2013 tarihli kararına yönelik temyiz itirazları incelenmelidir.
Davacı vekili, davacıya yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığını, fesihten davalı işveren tarafından bir örneği verilen SGK işten ayrılış bildirgesinden ve davalı işveren tarafından... İşletmecisine hitaben yazılan yazı içeriğinden öğrendiğini, feshin haksız ve geçersiz olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin dava dışı ... Şirketinden iş almakta ve davacıya görev ve iş vermekteyken fesihten birkaç ay öncesinden başlayan görüşmeler sonucunda ... Şirketince artık yürütülmekte olan işlerin büyük ve önemli bir kısmında şirkete iş verilmemesi, yapılan işlerin bir kısmının doğrudan ...tarafından görülmesinin uygun bulunduğu bunun sonucunda da hem elde edilen gelirde çok ciddi azalma ve hem de ihtiyaç fazlası personel oluştuğunu, davacının görev yapmakta olduğu bölümdeki hizmetlerin daralması ve yürüttüğü görevle ilgili kısmın artık iş almayacak olması nedeniyle davacının çalışmakta olduğu kısmın kapatılması ve tasfiyesi gerektiğini, bunun uygulanarak bu bölümün artık iş yokluğu nedeniyle tümden kapatıldığını, bu nedenle iş sözleşmesinin geçerli ve zorunlu nedenle sona erdirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle feshedildiğini, davalı şirketin yaptığı işlerin ...Şirketine verildiğini, işyerinde ihtiyaç fazlası personel olduğu dolayısıyla yapılacak iş olmaması nedeniyle feshin zorunlu hale geldiğini, feshin işletmesel karar niteliğinde olup bu olgunun davalı işveren tarafından ispatlandığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının Liman İçi Saha Operasyon İşçisi olup yaklaşık 4 yıl kıdemi olduğu görülmüştür.
İş sözleşmesi, "şirketin... Şubesinin, ... Şirketinden iş aldığını, bir süreden beri yürütülmekte olan görüşmelerin sonuçlandığını, nihayetinde ... Şirketince yürütülmekte olan işlerin bir kısmının şirkete verilmemesi ve yapılan o işlerin ...tarafından görülmesi uygun görüldüğünden hem elde edilen gelirde ciddi azalma hem de ihtiyaç fazlası personel oluştuğu, hizmetin daralması ve yürüttüğü görevle ilgili kısmın artık iş almayacak olması nedeniyle ilgili kısmın kapatılarak tasfiyesi gerektiği, şirketin gerek İskenderun Merkez ve gerekse İstanbul, Mersin, Ankara, Trabzon ve İzmir şubelerinde de ihtiyaç kadar yeterli personel bulunduğu gibi kendisinin de sürekli olarak bu şehirlerde çalıştırılmaya ve yaşamaya zorlanmasının düşünülmediği" belirtilerek 4857 sayılı Yasanın 17 ve 18. Maddeleri uyarınca işletmenin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle geçerli olarak feshedildiği şeklinde bildirim yapılmıştır.
Davalı işverenin... Şubesi, dava dışı... Şirketinden iş almak suretiyle çalışmaktadır. Aralarında 2009 tarihinde imzalanmış sözleşme de dosyada yer almıştır. Feshe konu husus ile yüklenilen bu işlerin birçoğunun yine dava dışı ...isimli Firmaya verilmesi nedeniyle şirketin hem geliri azalmış hem de personel fazlalığı oluştuğu belirtilmiştir. Gerçekten de davalı vekilinin sunduğu işyerinin mevcut işçilerine dair liste incelendiğinde gemi-saha operatörü olarak çalışan işçilerden 3 tanesi hariç hepsinin işten çıkarıldığı, kalan 3 tanesinin de bu unvanda değil evrak ofis işlerinde görevlendirildikleri görülmektedir. Bu hali ile işyerinde bir istihdam fazlalığı olduğu ve yine birim kapatıldığı anlaşılmaktadır. O halde zımni işletmesel karara dayalı bir istihdam fazlalılığı olduğu sonucuna varılmıştır. Burada aranılacak hususlar işletmesel kararın tutarlı, keyfilikten uzak uygulanıp uygulanmadığı ve feshin son çare olup olmadığı noktasındadır. İş sözleşmesinin 4. maddesinde personelin gerektiğinde üst amirlerinin görev vermesi durumunda diğer bölümlerin işini de geçici veya daimi olarak yaptığı işe ilaveten yapacağı şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür. Aynı sözleşmede 8/4 maddesinde "işveren personelden Türkiye'de herhangi bir mahalde çalışmasını isteme hakkını saklı tutar. Personel işverene ait hangi mahalde olursa olsun ( mevcut veya yeni kurulan/açılan) Türkiye sınırları içerisinde yer alan diğer bütün işyerlerine tayinini ve tayin edilen yerde çalışmayı peşinen kabul eder" şeklindeki düzenleme ile nakil yetkisinin de düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Davacıya yapılan fesih bildiriminde işverenin, diğer illerde bulunan işyerlerinde yeterince işçi olduğundan buralarda iş teklif edilmediği belirtilmiştir. Davalı işverenin fesih bildiriminde davalı şirkete ait İskenderun Merkez, İstanbul, Mersin, Ankara, Trabzon ve İzmir Şubelerinde ihtiyaç kadar işçi bulunduğu gibi davacının da sürekli bu şehirlerde çalıştırılmaya ve yaşamaya zorlanmasının düşünülemeyeceğini belirtmiş ise de bu husus özellikle feshin son çare olarak uygulanıp uygulanmadığı noktasında önem taşımaktadır. Dolayısıyla davalı işveren Türkiye'de bulunan diğer işyerinde yeterli personeli bulunduğunun ispatına yönelik veri dosyaya sunmamıştır. Özellikle davacının çalıştığı birimin kapatılacak olması karşısında davacının çalıştığı görev ve kıdemi ile iş sözleşmesindeki yer alan yukarıda belirtilen düzenlemeleri göz önüne alınarak aynı işyerinde ya da diğer işyerlerinde görevi ile benzer bir başka görev teklifinin yapılmamış olması yanında fesih bildiriminde davalının bunu subjektif olan " ...sizin de sürekli olarak bu şehirlerde çalıştırılmaya ve yaşamaya zorlanmanızı düşünmemekteyiz" şeklindeki gerekçeyle savunulması karşısında feshin son çare olduğu ilkesinin ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca davalı işveren aleyhine aynı fesih gerekçesiyle işten çıkarılan ...isimli işçinin açtığı... 1.İş Mahkemesinin 15.04.2013 tarih ve 2012/160 E. 2013/204 K.sayılı işe iadesine dair kararın Dairemizin 03.07.2013 tarih ve 2013/17914 E. 2013/12581 K. sayılı kararı ile onandığı; aynı gerekçelerle Ünsal Üstündağ isimli işçinin açtığı yine... 1.İş Mahkemesinin 2012/106 E.-2013/203 K. sayılı 15.4.2013 tarihli kararı ile verilen işe iade kararının Dairemizin 10.07.2013 tarih ve 2013/17913 E.-2013/13022 K. sayılı kararları ile onandığı söz konusu bu onama kararlarına karşı davalı vekilinin maddi hata taleplerinin de bu dosya ile aynı gün incelemesi yapılmış olup sonuçta Dairemizce yapılan fesihlerin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle özellikle feshin son çare olduğu ispatlanamadığından davalı işverenin yapmış olduğu feshin geçerli nedene dayanmadığı görülmekle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile feshin geçerli olduğu belirtilerek işe iade talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Dairemizin 23.12.2013 tarihli,2013/26241 E.,2013/23050 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Davalı işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE,
4.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
5.Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
6.Alınması gereken 25,20 TL harçtan peşin yatırılan 21,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,05 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7.Davacının yapmış olduğu 100,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
10.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.10.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy