Mahkemesi : Mersin 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 03/04/2014
Numarası : 2013/238-2014/107
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 16.09.2014 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ...Yapı ve Tic.A.Ş. vekili Av.C. D.. ve karşı taraftan davacı A.. U.. vekili Av.K. G.. geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ve yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını veya ücretinin de ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil alacağı talep etmiştir.
Davalı vekili ise davacının genel müdür olduğunu, üst düzey yönetici olup yıllık izin alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda bilirkişi asıl raporuna itiraz dilekçesi ile birlikte davalı vekili tarafından 1991,1992,1993 ve 1994 ile 1997 yıllarına ait izin bordrosu yazılı ve altında düzenleyen olarak şirket kaşesi ile davacı imzası bulunan ücret tahakkuk bordroları sunulmuştur. Dolayısıyla davacının imzası bulunan bu belgelerin yıllık izin alacağı yönünden imzalı belge olduğu kabul edilerek belirtilen tarihlerin hesaplama dışında bırakılmak suretiyle bakiye izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekmektedir.
O halde mahkemece, imzalı bu belgelerin hesaplama dışında bırakılmadan davacının tüm hizmet süresi esas alınarak hiç yıllık izin kullanmamış gibi hesaplama yapılarak yıllık izin alacağının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy