Mahkemesi : Konya 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 13/05/2014
Numarası : 2012/165-2014/113
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı temyizi yönünden; Dava asıl davada, davacının halen davalı şirkette çalıştığı iddiasıyla fazla mesai resmi tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi, birleşen davada ise davacı işçinin işçilik alacaklarına dair açtığı dava sonrasında çalışma koşullarında değişiklik yapılmasına karşı koyması nedeniyle ustabaşı tarafından işyerinden kovulmak suretiyle iş akdinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı kıdem ve ihbar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davalı, davacının ücret alacakları bulunmadığı gibi davacının kendisine yüklenen görevleri yerine getirmeyip atölye şefi ve işyeri sahibine hakaretler edip işi terkettiğini ve herhangi bir bildirimde bulunmadan işi terkettiğini bildirerek asıl ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğunun toplanan delillerden anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davadaki istemlerin kabulüne; iş akdinin işveren tarafından devamsızlık nedeniyle 4857 sayılı Kanunun 25/ll-g maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle birleşen davada istenen kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacı işçinin iş akdi devam ederken 6.9.2012 tarihinde fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücretlerinden oluşan alacaklarını istediği, davayı açtıktan sonra işyerine gittiğinde 8.9.2012 tarihinde işyerindeki yetkililerin çalışma koşullarını değiştirmek istemeleri ve davacının bu durumu kabul etmemesi üzerine ustabaşı tarafından işyerinden kovulduğunu teyit eden davacı tanık beyanlarının olayın gelişimi ile kısmen davalı tanıklarınca doğrulanması karşısında iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözetmeden davacı işçinin işyerinden kovulmasından sonra düzenlenen tutanaklara itibar ederek iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini kabul ederek kıdem ve ihbar tazminatı istemlerini reddetmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı temyizine gelince; Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Davalı kısmi dava şeklinde açılan davaya ve bilahare verilen ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu halde mahkemenin bu yönü gözetmeden hesaplanan fazla mesai ile genel tatil ücreti miktarlarını hüküm altına alması doğru değildir. Şu haliyle öncelikle zamanaşımı def'i değerlendirilmeli, sonra alacak miktarları belirlenmelidir. Bu yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı henüz iş akdi sonlanmadan 6.9.2012 tarihinde açtığı asıl davada yıllık izin ücreti istemiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 59.maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerinin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin de haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Şu durumda yıllık izin hakkı henüz asıl davanın açıldığı tarihte ücrete dönüşmediğinden davacının yıllık izin ücreti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek haline taraflara iadesine, 06.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy