Mahkemesi: Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi: 17/04/2014
Numarası: 2013/762-2014/245
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, ayrıca fazla mesai yaptığını, hafta tatili ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ibe bazı işçilik bu alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Hastane vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Sağlık Bakanlığı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Hastane vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2013 tarihli ilamı ile sair temyiz itirazları incelenmeden özetle,”...Devlet hastanelerinin bağımsız tüzel kişilikleri yoktur. Devlet hastaneleri ile ilgili açılacak davalarda husumetin T.C Sağlık Bakanlığına yönetilmesi gerekirken, Devlet Hastanesine yapılan tebligatlar yeterli görülerek taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, davayı davalı Sağlık Bakanlığı'na yönelttikten sonra bozma kararı öncesinde topladığı delillere göre yeniden davanın kabulüne karar vermiştir.
Davacı vekili, davayı 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe konulan ve hukumuza ilk kez giren belirsiz alacak davasını getiren 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğünden önce 14.06.2011 tarihinde açmıştır. Bu nedenle yasanın yürürlüğünden önce açılan bu davanın, davanın açıldığı tarihte olmayan bir hukuki nitelendirme ile “belirsiz alacak davası” olarak görülmesi mümkün değildir. Bu itibarla dava kısmi dava olarak kabul edilmeli, davacı vekiline süre verilerek her bir alacak için ne kadar talepte bulunduğunu açıklaması istenmeli, buna göre alacak miktarı konusundaki belirsizlik giderilmelidir. Daha sonra dava belirsiz alacak davası olmadığına göre, ıslah ile arttırılan alacak miktarlarına ıslah beyanında faiz talebi olmadığından faiz işletilmeden alacaklar hüküm altına alınmalı, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden ispat edilemeyen alacaklar reddedilmeli ve reddedilen miktarlar üzerinden davalı Sağlık Bakanlığı yararına avukatlık ücretine hükmedilmelidir.
Öte yandan kıdem tazminatı dışındaki alacaklar brüt olarak olarak hüküm altına alındığı halde, karar yerinde alacakların brüt olduğunun yazılmaması ve yasal kesintilerin infazda dikkate alınmasına karar verilmemesi hatalıdır.
O halde davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.