Mahkemesi : Dörtyol 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 06/05/2014
Numarası : 2014/112-2014/152
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekilince istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken fazla mesai yaptığını, hafta tatili ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek bu alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ve davalı vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 31.10.2013 tarihli ilamı ile davacı temyizi bakımından özetle,”...Somut olayda mahkemece fazla çalışma ve genel tatil ücreti isteklerinin faiz başlangıcı dava tarihi olarak belirtilmiş ise de dosyaya sunulan 05.01.2005 tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 40. maddesinde ki “İşçilerin ücretleri ve bu sözleşme ile yapılacak her türlü ödemeler ile sosyal yardımlar hak kazanılan günü izleyen ilk iş günü ödenir Bu ödeme günleri, tatil günlerinden birine rastladığında ödemeler tatil gününden önceki ilk iş günü yapılır. Ödemede gecikme üç iş gününü geçemez. Ücretlerin ödendiği ayın ilk Pazartesi gününe kadar yapılan fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil günleri çalışmalarına ait ücret ödemeleri, maaş ile birlikte aynı günde yapılır.” hükmü karşısında davacının fazla çalışma ve genel tatil ücreti isteklerinin dava tarihinden itibaren değil, Toplu İş Sözleşmesi uyarınca öngörülen ödenmesi gereken tarihten itibaren temerrüt söz konusu olacaktır.
Bu durumda mahkemece fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının ödemesi gereken tarih belirlenerek söz konusu Toplu İş Sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken faiz başlangıçlarının dava tarihi olarak kabulü hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, davanın yeniden kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemenin bozma konusu yapılmayarak miktar bakımından kesinleşen alacakları hüküm altına alırken faiz başlangıç tarihlerini ayrı ayrı ve açıkça karar yerinde göstermeyip sadece “toplu iş sözleşmesinde belirtilen temerrüt tarihinden” ibaresini kullanması infaz aşamasında yeni ihtilaflara ve davalara yolacağından hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, TİS hükmü dikkate alınarak her bir alacak kalemi için temerrüt tarihlerini açıkça belirtecek şekilde konusunda uzman bilirkişiden ek hesap raporu almak buna göre infazda tereddütlere, yeni ihtilaflara neden olmayacak şekilde karar vermek olmalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenden BOZULMASINA, yatırılan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy