Mahkemesi: İstanbul 11. İş Mahkemesi
Tarihi: 13/03/2014
Numarası: 2013/758-2014/256
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 05.11.2013 tarihli ilamı ile özetle, “...Somut olayda; Mahkemece iddia ve savunma değerlendirilmeden deliller tartışılmadan soyut bir gerekçe ile “Dava, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla işçi alacağı davasıdır. Davacı vekili tarihli ıslah dilekçesi vermiş davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş ve buna göre de dava dilekçesinde talep edilen miktarlar dışında kıdem ve ihbar tazminatı talepleri haricindeki fazla mesai, hafta sonu çalışma, genel tatil ve bayram tatili ücreti alacaklarının ıslah edilen kısımlarının 5 yıllık zamanaşımına uğradığı bu nedenle bu talepler bakımından bilirkişinin hesaplaması da dikkate alınarak dava dilekçesinde ki miktarlara göre davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin zamanaşımına uğramadığı ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.Karar taraflarca davacının hizmet süresi, fesih, ücretin miktarı, çalışma gün ve saatleri, ıslah, zamanaşımı yönlerinden temyiz incelemesi talep edilmiştir. Mahkeme kararı taraf itirazlarını karşılayacak açıklık ve gerekçeden uzaktır. Yukarıda açıklanan Anayasal ve yasal düzenlemeler karşısında kararın gerekçesiz oluşu bozma sebebidir. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları net bir şekilde ortaya konulup, hangisinin hangi sebeple, hangi deliller nedeniyle üstün tutulduğu karar gerekçesinde açıklanarak sonuca gidilmesi gerekirken gerekçesiz bir şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir” gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeden usulden bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, kararını gerekçelendirmiş, bozma öncesi delillere göre davanın yeniden kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacıya ödenen aylık ücretin miktarı taraflar arasında ihtilaflıdır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacı vekili, davacının 5 yıllık ekskavatör kepçe operatörü olduğunu, son ücretinin net 850TL olduğunu iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu savunmuş, davalı tanıkları savunmayı teyit eder yönde beyanda bulunmuşladır.
Mahkemece emsal ücretin tespiti için sendikaya yazı yazılmış ise de, bu yazı cevabı gelmemiş, bilirkiyinin asgari ücret üzerinden yaptığı hesaplamaya göre alacaklar hüküm altına alınmış ise de, ücret konusunda yapılan araştırma yeterli değildir. Usulünce emsal ücret araştırması yapılmamıştır.
Yapılacak iş; yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda başka bir anlatımla, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmamalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 30.09.2014 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.