Mahkemesi :Bakırköy 29. İş Mahkemesi
Tarihi :14/05/2014
Numarası :2014/105-2014/132
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı H.. A.. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı H.. A.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde çalışırken, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı H.. A.. vekili davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı H.. A.. vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 26.11.2013 tarihli ilamı ile özetle, “...Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası kapsamına göre, davacının kullanmakta olduğu araca yolcu aldığı ve kaza sebebiyle bu şahsın yaralandığı anlaşılmaktadır. Davacı anılan eylemi ile işveren talimatlarına aykırı hareket etmiştir.Davacının talimatlara aykırı davranışı sonucu, davalı işverenin üçüncü kişilere karşı işleten sıfatı ile muhattap olması muhtemel hukuki sorumluluğunun kapsamı düşünüldüğünde işveren feshinin haklı sebebe dayandığı sonucuna varılmıştır. Bu hali ile işveren feshi haklı sebebe dayanmakla kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme, kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer talepleri reddetmiş, yıllık izin alacağını hüküm altına almıştır.
Bilirkişi raporunda davacının 9 yıllık hizme süresine göre toplam 144 gün yıllık izne hak kazandığı, dava dilekçesindeki kabule göre son yıla ait iznini kullandığı, başkaca yıllık izin kullandığına dair belge sunulmadığından 124 gün için yıllık izin ücreti hesap edilmiş, mahkeme bu miktar hüküm altına alınmıştır.
Davalı H.. A.. vekili temyiz dilekçesine davacıya atfen imza bulunan 2004-2005-2007 yıllarına ait yıllık izin kullanmak istediğine dair dilekçeler ve yıllık izin belgeleri ayrıca 2003 yılı izin ücretinin ödenmesine dair dilekçe ile 2007 yılı Ekim ayına ait 496,00TL yıllık izin ücreti tahakkuk ettirildiğine dair bordro sunmuş ve davacının yıllık izinlerini kullandığını temyizen ileri sürmüştür.
Ödeme (itfa) hakkı ortadan kaldıran itiraz niteliğinde bir savunma olup davanın her aşamasında hatta temyiz aşamasında dahi ileri sürülebilir ve bu itirazın değerlendirilmesi gerekir. Bu itibarla davalı H.. A.. vekilinin temyiz dilekçesine eklediği yıllık izin belgelerine karşı davacıdan diyecekleri sorulmalı, ödendiği belirtilen yıllık izin ücretlerinin ödenip ödenmediği araştırılmalı, davacının belgeleri kabul edip etmemesine göre gerekli usuli işlemlerin tamamlanması sureti ile yıllık izin ücreti hakkında sonuca gidilmelidir.
Yasada açıkça yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarını da kararlaştırabilir (6100 sayılı Yasa Md. 326).
Yasanın 327.maddesi gereğince, gereksiz yere davanın uzamasına veya yargılama giderine sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa dahi, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verdiği durumlarda, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde, davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez.
Bu itibarla 6100 sayılı HMK'nun 327.maddesi hükmüne göre davalı lehine karar verilse bile, davalı taraf elindeki yıllık izin belgelerini zamanında sunmayıp sonradan sunduğundan ve bu şekilde davanın uzamasına neden olduğundan kabul ve red oranı dikkate alınmadan yargılamada yapılan tüm giderlerden sorumlu tutulmalıdır.
Yapılacak iş; davalının sunduğu belgeler dikkate alınarak ve HMK'nun 327.maddesi gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
O halde davalı H.. A.. vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan karanın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı Habaş' A.Ş.'ne iadesine, 30/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy