Mahkemesi : Çorum 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 10/05/2013
Numarası : 2009/222-2013/505
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin işveren tarafından işyeri hakkında asılsız ihbarda bulunduğu gerekçesiyle haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının davalı işveren hakkında vergi kontrol memurlarına davalı işyerinde fiş fatura düzenlenmediğini ve davalı şirketin rüşvetle davalı işyerinde denetim yapılmasını engellediğini beyan ettiğini, bu nedenle işyerinde denetim yapılıp usulsüzlük olmadığına dair tutanak tutulduğunu, davacının davalı işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı ağır ithamlarda bulunması nedeniyle iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafça iş akdinin davacının işveren aleyhine şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ithamlarda bulunmasına dayalı haklı nedenle feshedildiği ileri sürüldüğü, ancak dosya içerisine bu konuda yeterli delil sunulmadığı, tanık beyanları ile bu durumun kanıtlanmadığı, vergi memurlarınca bildirildiği ileri sürülen olayın kanıtlanmadığı, Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazısı ile davacı tarafından davalı şirket hakkında herhangi bir şikayetin bulunmadığının bildirildiği, davacı tarafından da şikayetin varlığının kabul edilmemesi karşısında davacının haklı bir neden olmadan davalı işveren tarafından işten çıkartıldığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatını hak ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının haftanın 6 günü çalışıp Pazar günleri tatil yaptığını, her gün 08.30-20.30 saatleri arasında, haftanın 3-4 gününde iş yoğunluğu sebebi ile gece saat 22.30-23.00’ e kadar çalıştığını ileri sürerek fazla mesai ücreti talep etmiştir. Davalı ise haftanın 1-2 günü işlerin hafif olması nedeniyle kısmi mesai uygulaması yapıldığını, haftalık 45 saati geçmemek üzere denkleştirme yapıldığını; haftanın 5 günü normal mesai, Cumartesi günleri öğle 12.00'ye kadar çalışma yapıldığını; fazla mesai talebinin haksız olduğunu savunmuştur.
Davacı tanıkları davacının 08.30/09.00 ile 23.00-24.00 saatlerine kadar çalıştığını, cumartesi çalıştığını, Pazar günü çalışması olmadığını, davalı tanığı ise davacının 09.00-19.30/20.00 saatlerine kadar çalıştığını, yılın son 1-2 ayı yoğunluk nedeniyle haftada 1-2 gün 2-3 saat fazla mesai yapıldığını, cumartesi çalıştığını, Pazar günü çalışması olmadığını beyan etmişlerdir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda işin yoğunluğuna ilişkin bir ayrım yapılmaksızın davacının tanık beyanlarına göre her zaman 09.00-23.00 saatleri arasında çalıştığı, 2 saat ara dinlenmesi ile haftada 6 gün üzerinden toplam 27 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Ancak davalı işyeri bir matbaa olup davacı da matbaa işçisi olarak çalışmaktadır. Mahkemece davalı işyerinin ticari kayıtları incelenerek işyerinde hangi dönemde yoğun çalışma olduğu tespit edilmeli davacının çalışma saatleri de buna göre belirlenmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy