T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından sendikal nedenle feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren davacının iş sözleşmesinin 3. maddesine göre üstlendiği görevleri mesleki bilgi ve tecrübesine uygun olarak Personel Yönetmeliği ve Organizasyon El kitabına göre başarılı bir şekilde yerine getirmeyi taahhüt etmesine rağmen yeterli performansı gösterememesinden dolayı performans düşüklüğü sebebiyle geçerli nedenle feshedildiğini, hiçbir işçisini sendikal nedenle işten çıkartmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dosyada bulunan hizmet cetveline göre davacının 13/09/2010-13/09/2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı; davacının iş akdinin haksız olarak ve sendikal nedenlerle feshedildiğini iddia ettiği; davalı yanın ise davacının iş akdini performans düşüklüğü nedeniyle feshettiğini iddia ettiği, oysa davalı işyerinde davacıdan beklenen performansın ne olduğuna dair önceden belirlenen ojektif performans kriterlerinin bulunduğu ve davacıya tebliğ edildiğine dair yazılı bir delilin davalı yanca ibraz edilmediği; ayrıca yapılan yazılı bir fesih bildiriminin de bulunmayışı karşısında 4857 sayılı İş Kanununun 19. maddesi uyarınca yapılan feshin geçersiz olduğu ve davacının işe iadesi gerektiği, her ne kadar davacı feshin sendikal nedenle yapıldığını iddia etmişse de bu iddiayı ispatlar nitelikte somut delillerin bulunmadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine ve sendikal tazminatın da reddine karar verilmiştir.
İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21'inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21'inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21'inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalı temyizi yerinde değildir. Ancak yargılama sonucunda feshin sendikal nedene dayanmadığı kabul edilmişse de, söz konusu karar aşağıdaki gerekçelerle hatalıdır.
Somut olayda; Davalı şirketin kendisinden önceki ... Tarım ve Sanayi Ür. İhr. İth. Paz. Tic. ve San. A.Ş.'yi iflas halinde olduğundan icra yoluyla devraldığı, davacı ile 13.09.2010 tarihli sözleşme imzalayarak çalışmaya devam edildiği ve davacının Bayer şirketi döneminde sendika işyeri temsilcisi olarak atandığı 31.08.2009 tarihli yazıdan anlaşılmıştır. Devir tarihi 2010 yılına kadar işyerinde Petrol İş sendikasının yetkili sendika olduğu ve TİS bulunduğu tanık beyanlarında ifade edilmiştir. Davalı taraf her ne kadar sendikaya karşı olmadığını beyan etmişse de tanık beyanlarından işyeri devralındığı dönemde işçilerin sendikadan istifaları sağlanıp sözleşme yapıldığı sabittir. Petrol İş Sendikasının davalı işyerinde 2013 Mart ayında yeniden örgütlenmeye başladığı ve davacının da sendikaya 26.03.2013 tarihinde üye olduğu ve 29.03.2013 tarihinde üyeliğinin kabul edildiği, kısa sürede örgütlenmeyi tamamlayan sendikanın 01.04.2013'te yetki tespiti için başvurduğu ve 05.04.2013'te yetkili sendika olduğunun bildirildiği, davalı işverence 30.04.2013'te yetki tespitine itiraz edildiği ve İstanbul 6. İş Mahkemesinin 2013/124-751 E/K sayılı 04.09.2013 günlü ilamıyla davanın reddine karar verildiği ve bu kararın da davalı tarafça temyiz edildiği, bu aşamada davacının iş akdinin de 13.09.2013 tarihinde yazılı fesih bildirimi olmaksızın ve savunması da alınmaksızın performans düşüklüğü gerekçesiyle feshedildiği, davacı tanıklarından emekliye ayrılan ... beyanlarında davacının evvelce sendika temsilcisi olması nedeniyle bilgili olduğunu ve işçilerin sendikaya üye olmalarını birlikte sağladıklarını, işverence 4-5 işçinin idareye çağırılıp sendikadan istifa etmeleri durumunda kendilerine zam yapılacağının söylendiğini aynı gün işçilerden duyduğunu, tanık ...'nın ise sendikal faaliyetler konusunda başı çektiği için işten çıkartılan tek işçinin davacı olduğunu, davacının işten çıkartıldığı dönemde sendikadan istifa edenlerin olduğunu, davalı tarafın sendika üyesi olanların bilinmediğini beyan etmesine rağmen davalı tanığı üretim müdürü olarak çalışan ... davacının işten çıkartılmasının patronun kararı olduğunu, fesih konusunda bilgisi bulunmadığını, davacının Mart yada Nisan ayında diğer işçiler gibi sendikaya üye olduğunu Bakanlık yazısının tebliği üzerine öğrendiklerini, % 70 çalışanın sendika üyesi olduğunu ve çalışmaya devam ettiklerini ifade etmişlerdir. Davacı 1998 yılından beri aynı işyerinde çalışan kıdemli işçidir. İşini iyi yaptığı ve performansında sıkıntı olmadığı tanık beyanlarında ifade edildiği gibi performans düşüklüğü konusunda işverence davacı aleyhine belge veya tutanak sunulmamıştır. Davalı işverence olumlu yetki tespitine itirazın reddine dair verilen karardan hemen sonra davacının konumu ve üstlendiği sendikal rol nedeniyle iş akdi feshedilmiştir. Sendikanın müzekkereye verdiği cevapta ise sendikadan istifa edip işyerinde çalışmaya devam eden 11 işçi olduğu, 7 işçinin iş akdinin feshedildiği 58 kişinin sendika üyesi olduğunu ve işverence sözleşmelerinin feshedileceği endişesi ile yeni üyeliklerin işverene bildirilmediği ifade edilmiştir. Davacının örgütlenmede aktif rol oynadığı anlaşıldığından davalı işverence itirazın reddine dair karar üzerine hemen fesih yapılmış olması ve fesih için işverenin geçerli nedeni bulunmayışı da dikkate alındığında feshin sendikal nedene dayandığı anlaşıldığından davacının dava dilekçesi talep kısmındaki talebi de dikkate alınarak işe başlatma veya başlatmama şartına tabi tutulmaksızın davacının 12 aylık ücreti tutarında SENDİKAL TAZMİNATIN belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, davalı işverence süresi içinde işe başlatılması yada başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın belirlenen 12 aylık ücreti tutarındaki SENDİKAL TAZMİNATIN davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin alınan 24.30 TL harcın tenzili ile bakiye 0.90 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile ....'ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 144.30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 19.11.2014 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy