Mahkemesi : Manavgat İş Mahkemesi
Tarihi : 12/02/2014
Numarası : 2012/605-2014/73
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekili, davacının 01.02.2012-12.11.2012 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafından yapılan ıslahın, süresinde olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır.
HMK.'nun 181.maddesinde kısmi ıslah için, bir haftalık süre verileceği ve süresi içinde yapılmaması durumunda ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Ayrıca HMK'nun 90. maddesinde sürelerin kanunda belirtileceği veya hakim tarafından tespit edileceği, kanunda belirtilen istisna durumlar dışında hakimin kanundaki süreleri artırıp eksiltemeyeceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra 30.12.2013 tarihli duruşmada davasını ıslah etmek üzere mahkemeden talepte bulunmuş, mahkemece kendisine bir haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı, yasal bir haftalık süreden sonra 7.1.2014 tarihinde davasını ıslah etmiş ve harcını da aynı gün yatırmış, mahkemece de ıslah edilen değerler üzerinden hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı HMK.'nun 92. maddesine göre " süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı gün son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Bu durumda davacıya 30.12.2013 Pazartesi günü verilen süre 6.1.2014 Pazartesi günü mesai saati bitiminde dolacaktır. Davacı ıslah harcını 7.1.2014 tarihinde, süresi 1 gün geçtikten sonra yatırmıştır. HMK.'nun 181.maddesi hükmü emredici niteliktedir. Davalının ıslah talebinin süresi içinde yapılmadığı yönündeki itirazına rağmen mahkemece ıslahın süresinde yapıldığı kabul edilerek ıslah ile artırılan miktarlar yönünden hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy