Mahkemesi : Antalya 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 08/05/2014
Numarası : 2011/548-2014/203
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 20.02.2008-04.10.2011 tarihleri arasında çalıştığını, normalde haftanın 5 günü 09.00 –18.00, cumartesi günleri ise 09.00–13.00 saatleri arasında çalıştığını, ancak haftanın üç günü 09.00–20.00 arasında çalıştırıldığını ve çalıştıkları bu sürelerde doğan fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının haftada 5 gün 09.00–18.00 ve cumartesi günleri 09.00–13.00 saatleri arasında çalıştığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde normalde haftanın 5 günü 09.00–18.00, Cumartesi günleri ise 09.00–13.00, ancak haftanın üç günü 09.00–20.00 saatleri arasında çalıştırıldığını iddia etmiştir. Davacının gönderdiği fesih ihtarnamesinde 3 gün saat 20:00'a kadar süren çalışma iddia edilmemiştir. Davacı fesih için gerekçelerini sıraladığı noter ihtarnamesindeki çalışma saatleri ile bağlı olup, ihtarnamesinde belirtmediği bir çalışma sistemini yargılama aşamasında ileri sürmesi iddiasında samimi olmadığını göstermektedir. Davacı tanığı Murat’ın çalışmanın 21:00-22:00 ve cumartesi günleri de 13:00'dan sonra daha fazla sürdüğü şeklindeki davacı iddiasını dahi aşan beyanları, davacının noter ihtarnamesindeki ikrarı ve haftada 3 gün 20:00'a kadar düzenli çalışmasını gerektirecek bir sebebin somut olarak ortaya koyulamaması karşısında 20:00'a kadar süren çalışma ispat edemediği kabul edilmelidir. Davacının davalı tarafından da kabul edilen saatler arasında çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı bulunmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy