Mahkemesi : Adana 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 28/11/2013
Numarası : 2008/680-2013/464
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Adana Büyüşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, işveren tarafça haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile birkısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, zamanaşımına uğrayan alacak bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir. Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.
Somut olayda, davalılardan sadece belediye vekili davayı takip etmiş ve zamanaşımı defini öne sürmüştür. Diğer davalı şirket ise davayı takip etmediği gibi zamanaşımı defi de öne sürmemiştir. Mahkemece, davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş ise de, zamanaşımı defini öne sürmemiş olan davalı şirket hakkında da zamanaşımı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davaya katılıp usulüne uygun olarak zamanaşımı defi öne sürmemiş olan davalı şirket açısından, zamanaşımı dikkate alınarak hesaplama yapılmış olması hatalı olup bozma nedenidir.
3-Dava dilekçesi davalı A.. B..'na 21.10.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı belediye cevap süresi geçtiktan sonra cevap dilekçesi vermiş ve zamanaşımı defini öne sürmüştür. Daha sonra davalı belediye vekili 01.02.2013 havale tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah ettiklerini belirtmiş ve bu ıslah talebi ile zamanaşımı defini öne sürmüştür. Ancak davalı belediye vekilinin söz konusu ıslah dilekçesi harçlandırılmamıştır. Davalı belediye vekilinin tamamen ıslah hükümlerine göre usulüne uygun olarak cevap dilekçesini ıslahı söz konusu değildir. Yargıtay bozma kararından sonra ıslah da mümkün olmadığı dikkate alındığında, usulüne uygun olarak cevap dilekçesini ıslah etmemiş olan davalı A.. B..'nın cevap dilekçesini ıslah talebi ve buna bağlı olarak zamanaşımı defi dikkate alınmadan karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı Belediyeden alınmasına, 08/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy