(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 4, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, davacının 1.5.2004-30.11.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde bekçi olarak çalıştığını, davacının oğlu M.'in davalıya ait traktörle kaza yaparak traktöre hasar vermesi üzerine iş akdinin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatıyla bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 4/1-b maddesi gereğince davanın İş Kanunu kapsamı dışında bulunduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği taşınmazın kullanım hakkının K... Ltd. Şti.'ne ait olduğunu, müvekkilinin bu şirketin hissedarı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
Davacı işçi işyerinde ağırlıklı bekçi olarak çalışmıştır. Davacının ailesiyle birlikte yaşadığı yer bekçi olarak çalıştığı narenciye bahçesinin içindeki evdir. Davacı işçi yaşantısını işyerinde sürdürdüğü için 24 saat boyunca işyerinde bulunmaktadır. 7 gün 24 saat işyerinde bulunan ve iş yaşantısıyla aile ve sosyal yaşantısı iç içe giren davacıya işvereninin çalışacağı saatlere dair bir sınırlaması da bulunmadığına göre davacının fazla mesai yaptığından da söz edilemeyecektir. Bu itibarla davacının fazla mesai talebinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, davacı dava dilekçesi ile 50,00 TL ulusal bayram genel tatil ücreti talebinde bulunmuş olmasına rağmen talep aşılarak 100,00 TL ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 12.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy