Mahkemesi : Karabük İş Mahkemesi
Tarihi : 06/05/2014
Numarası : 2013/364-2014/132
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 20/03/2013-25/04/2013 tarihleri arasında özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını ödenmeyen fazla çalışma, yemek ve yol ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece işçiye yol-yemek parası verilmesi veya servis-yemek hizmeti verilmesinin iş sözleşmesi hükümleriyle düzenleneceği, işverenlerin bu hizmetleri vermesi yönünde yasal zorunluluk olmadığı, fazla çalışma yönünden varsa işyeri kayıtlarına bakılacağı, belge olmaması halinde tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılacağı, davacı tarafça personel defterinin delil olarak gösterildiği, bu defterde giriş-çıkış saatlerinin yer almadığı, defterde personel imzası-işveren onayı bulunmadığı, davalı işverence sunulan 2014 yılının 3.ve 4.aylarına ilişkin ücret hesap pusulasına göre davacıya fazla çalışma ücreti ödendiği, davacının tanık deliline dayanmadığı, işverence ödemesi yapılanın haricinde fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumunda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda mahkemeye delil olarak sunulan Safran Şirketi logosu ve şirket adını taşıyan ve personel giriş-çıkış takip formuna ilişkin vukuatların yazıldığı defterde nöbet tutan işçilerin isimleri ve nöbet tuttukları saat aralığının muntazam bir şekilde yazılı olduğu, davacının işe girmesinden önce ve çıktıktan sonraki tarihlerde de aynı uygulamanın devam ettiği, personel imzası ve amir onayı bulunmadığı kabul edilmesine rağmen defterde 04.11.2013 tarihinde amir olduğu anlaşılan D. A..ve Z. Ş..’in denetim imzalarının bulunduğu, aynı şekilde 03.05.2013 ve 15.08.2013 tarihlerinde operasyon müdürü T. T.. imzalarının bulunduğu bu haliyle defterin davacının çalışmalarını tartışmasız bir şekilde gösterdiği sabittir. Mahkemece davacının çalıştığı dönem içerisinde haftalık 45 saati aşan çalışmaları yönünden rapor alınmalı, yapılan ödemeler mahsup edilerek çıkacak sonuca göre fazla çalışma hakkında bir karar verilmelidir. Yazılı delilin geçersizliği kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy