Mahkemesi: Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi: 27/05/2014
Numarası: 2013/109-2014/243
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde işçi olarak çalışırken emekli olduğunu, 2009 yılından beri TİS gereği yapılması gereken zamların yapılmaması nedeniyle ücretine yapılması gereken ücret zamlarının hesaplanarak fark ücret, ikramiye ve fark kıdem tazminatı alacağının ve zam yapılmaması nedeniyle kötüniyet tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bu davayı açmaya hakkı olmadığını, çünkü zam yapılmasının bir zorunluluk olmadığını, zam yapılıp yapılmayacağını belirlemeye Yönetim Kurulu’nun yetkili olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Personel Yönetmeliğinin 143.maddesinde aynı hükme yer verildiği bu haliyle iş sözleşmesi ve personel yönetmeliğinin ücretlere zam yapılmasının zorunlu olduğuna ilişkin emredici bir hüküm taşımadığı ,şirket çalışanlarının bir kısmına zam yapılıp bir kısmına zam yapılmadığı iddiasının ispat edilmediği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında, davacının ücret zammı yapılmaması nedeniyle dava açma hakkının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan 26.11.2001 tarihli iş akdinin 6. Maddesinde yer alan “…Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen altışar aylık enflasyon oranı ve Devletçe Kamu kesiminde benzer iş kollarında çalışan personele yapılacak zam oranlarından az olmamak üzere, belirlemeye ve 1 Ocak, 1 Temmuz tarihlerinden geçerli olmak üzere yılda en az iki kez artırmaya Şirket Yönetim kurulu yetkilidir…” hükmü ile artırma oranını belirleme yetkisi, Yönetim Kuruluna verilmek üzere, asgari oranı da belirlenerek zam yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davacıya, 2013 yılında, 2009 yılından geçerli olmak üzere zam yapıldığı da anlaşılmasına göre, bilirkişi raporu da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.