Mahkemesi : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi
Tarihi : 06/12/2012
Numarası : 2011/837-2012/1115
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalıya ait işyerinde 1998-2002 yılları arasında temizlik işçisi olarak, 2002 yılından sonra da hasta bakıcı olarak 6 yıl çalıştığını, 2008 yılı Mart ayında haklı bir neden olmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, yol ve yemek ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davalı kurumun asıl işveren olmayıp, ihale makamı konumunda olduğunu, istihdam edilen personellerin her türlü işçilik alacakları ile sigorta primlerinin yüklenici firma tarafından ödendiğini, davacının ihale alan firmalarla yapılan sözleşmeler gereğince 2-3 aylık sürelerde çalıştırıldığını, bu nedenle yıllık izin ücreti hakkı olmadığını, davacının işi kendisinin bıraktığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dinlenen tanık beyanlarına nazaran davacı ve işyerinde çalışan diğer işçilerin alacak farklarına ilişkin vermiş oldukları dilekçe sonrasında iş akitlerinde haklı ve geçerli neden olmaksızın son verilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı iş akdinin işverence Mart 2008 tarihinde feshedildiğini ileri sürmüştür. Davacı tanığı R.. A.. beyanında müdürün davacı ile birlikte 4 işçinin yine kuruma ait başka işyerinde şirket elemanı olarak çalıştırılacağını söylediğini ifade etmiştir. Mahkemece davacının 15.03.2008 tarihinde iş akdinin feshedildiği kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla alacakları hüküm altına alınmıştır. Ancak davacıya ait SGK kayıtları incelendiğinde davacının 16/03/2008 tarihinden itibaren ara vermeden Fahrettin Kerim Gökalp Huzurevi-Yaşlı Bakım Evi işyerinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacının asıl işveren davalı idareye bağlı başka bir işyerinde taşeron şirketlere bağlı olarak birbirini takip eden giriş çıkış kayıtları ile çalışmaya devam ettiği, davacının iş akdinin feshedildiğine dair fesih bildirimi de bulunmadığı anlaşılmakla davacının feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy