Mahkemesi : Konya 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 06/06/2014
Numarası : 2013/198-2014/263
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde 2001 yılında kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığı hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, 6111 sayılı Yasa ile K.. M..ne devredildiğini, 2011-2013 yıllarını kapsayacak 3. Dönem TİS’in geçici 4. maddesi gereği önceki işyerlerinde geçen çalışmaların da davalı işyerinde geçmiş gibi kabul edileceğine dair düzenleme gereği derece ve kademelerinin tespiti ile yeni derece ve kademeleri dikkate alınarak ilk kadroya geçişlerinden itibaren TİS’den kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı, ikramiye farkı alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı(İl Özel İdaresi), davacıya sözkonusu hakların 2011-2013 yıllarını kapsayan TİS ile tanındığını, bu nedenle taleplerin geçmişe yönelik olarak talebini yerinde olmadığını, derece ve kademe tespitinde hata olmadığını, gerekli ödemelerin TİS’lere göre zaten yapıldığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı K.. M.., davalının 6111 sayılı Yasa gereği kurumlarına devredildiğini, bu nedenle 2001 yılında yapılan hata yönünden kendilerine dava açılamayacağını bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, intibak işlemlerinin devir sırasında kurumlarınca doğru yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine ve emsal bir yargı kararına göre seri davada davacı yararına dilekçe yazım ücretine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının derece kademe tespitinin doğru olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak 8 yıl 292 gün çalışmasının bulunduğunu, bu çalışmaya karşılık olarak her iki yılda bir derece ve her yıl bir kademe alacağını, davacının eklenmesi gereken derece ve kademesinin 4/9 olduğunu, derecesinin 7/21 olmasına göre buna eklenmesi gerektiği, 01.03.2011 tarihi itibariyle olması gereken derece ve kademesinin 12/30 olarak tespiti gerektiği belirtilerek zamanaşımı savunmasına göre dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için alacak hesabı yapılmıştır. Ancak bu hesaplama tarzı hatalıdır.
İşyerinde uygulanan TİS gereği olarak davacının tam bir yıl çalışmasının karşılığı 1 kademe, 2 yıl çalışmasının karşılığı da 1 derecedir. Davacının mevsimlik işçilikte geçen çalışma süresine göre eklenen derece ve kademe doğrudur. Davacının pozisyonunun Mayıs 2012 ye kadar düz işçi ve bu tarihten sonra bina ve mal bakıcısı olması nedeniyle TİS hükümleri gereği pozisyonun derecesinin üst sınırı itibariyle 01.03.2012 tarihine kadar 8 derece olarak belirlenmiştir. Bina ve mal bakıcısı olarak ise pozisyonun üst sınırı gereği 11 derecenin üstüne çıkması mümkün değildir. Ancak, bilirkişi tarafından 2008 yılında 9, 2009 yılında 10, 2011 yılında 11, 2013 yılında ise 12 derece olarak hesaplanması nedeniyle tüm hesaplamalar hatalı olmuştur ve hatalı raporun hükme esas alınması da isabetsizdir. Bu derece tespitindeki hata nedeniyle hesaplamaların tamamının yeniden yapılması gerektiği açık olup hatalı kararın bozulması gerekmektedir.
Yapılacak iş, öncelikle eklenecek derece kademe tespitinin, pozisyonun üst derece sınırı dikkate alınarak TİS düzenlemesi gereği 2 yılda bir derece ve her yıl bir kademe alacak şekilde tespit ettirip, buna göre alacakların hesaplanmasından ibarettir.
3-Davacının yasal ilave tediye alacağının 4857 sayılı Yasada düzenlenen ücret alacaklarından olmadığı, bu nedenle en yüksek banka mevduat faizine değil talep dikkate alınarak yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerektiği göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
4-Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2014 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınmadan bir yargı kararına atıfla davacı yararına dilekçe yazım ücreti tutarında avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davacı ve davalı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na iadesine, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy