Mahkemesi : Kahramanmaraş İş Mahkemesi
Tarihi : 21/11/2013
Numarası : 2012/535-2013/786
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 04/06/2010-22/08/2012 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesini ücretlerinin eksik ödenmesi nedeniyle feshettiğini, iddia ederek kıdem tazminatı ile genel tatil, yıllık izin, fazla mesai, ücret ve hafta tatli alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece feshi haksız olduğu yıllık izinlerin kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Yasanın 59 uncu maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda davalının davacıya yıllık izinlerini kullandırdığına dair yıllık izin cetvelinde izin süresinin gösterilmemesi nedeniyle, davalının yıllık izni kullandırdığını ve karşılığını ödediğini ispat edememesi gerekçesiyle, talebin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada davacının imzasını içeren ancak iznin başlangıç tarihini göstermekle beraber bitiş tarihi bulunmayan yıllık izin cetveli vardır. Davacı isticvap edilerek yıllık izin cetveli imzanın kendisine ait olup olmadığı, izin kullanıp kullanmadığı sorularak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.,
Full & Egal Universal Law Academy