Mahkemesi : Mersin 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 01/07/2014
Numarası : 2013/316-2014/259
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı , iş akdinin haksız yere işverence feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma yıllık izin, genel tatil ve Borçlar Kanunu gereği haksız fesihten dolayı belirlenecek tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur
Mahkemece, yıllık izin ücret talebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41'inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde davalı şirkette özel şoför olarak çaıştığını, haftanın 6 günü 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını ve fazla mesai alacağının bulunduğunu ve tüm resmi ve genel tatillerde çalıştığını iddia etmiştir.
Davacı tanıklarından N.. O.. davacının özel şoförlüğünü yaptığı A...S...’yı evinden aldıktan sonra ofise geçtiklerini, ofiste saat 20.00- 21.00 e kadar çalıştıklarını, haftada 2 – 3 gün misafir geldiğinde restauranta gidildiğinde çalışmanın 24.00 e kadar uzadığını, bu şekilde haftada 6 gün çalışıldığını, kurban ve ramazan bayramında çalışılmadığını ancak milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığını beyan etmiş, diğer tanığı Ş.. B.. ise haftada altı gün çalışıldığını, davacının özel şoförlüğünü yaptığı Aydın Beyle birlikte sabah 08.00 gibi ofise geldiğini, Aydın beyin haftada 3- 4 gün yemekli toplantısının olduğunu ve bu toplantıların en erken 21.00 e kadar sürdüğünü bildiğini ve kurban ve ramazan bayramında çalışılmadığını diğer resmi bayram ve genel tatil günlerinde ise çalışıldığını beyan etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai ve genel tatil hesabı yapmaya elverişli yeterli kanıtın dosyada mevcut olmayışı gerekçesiyle fazla mesai ve genel tatil alacağı hesabı yapılmamıştır.
Mahkemece bilirkişi raporuna itibarla davacının fazla mesai ve genel tatil alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında dinlenen davacı tanık beyanlarına göre davacının fazla mesaisi ve genel tatil alacağı bulunmakta olduğundan bu tanık beyanları esas alınarak davacının fazla çalışma ve genel tatil ücret alacağı belirlenmesi gerekirken mahkemece taleplerin reddi hatalı olup bozma nedenidir.
3-Davacının iş akdinin feshi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı 24.06.2013 tarihinde iş akdinin haksız nedenle sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı tarafça 20.06.2013, 21.06.2013 ve 24.06.2013 tarihlerinde devamsızlık tutanağı tutularak davacının iş akdine haklı nedenle son verildiği belirtilmiştir. Mahkemece devamsızlık nedeni ile iş akdinin işverence haklı nedenle sona erdirildiği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminat talebinin reddine karar verilmişse de davacının ödenmeyen fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücret alacakları nedeniyle sözleşmeyi eylemli olarak kendisinin feshettiği kanaatine varılmakla kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy