T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Vekili Av. ...
2-Sağlık Bakanlığı vekili Av. ...
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz edenlerin sıfatına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ttemyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 2012 yılında emekli olarak işyerinden ayrıldığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı ..., husumet itirazı ile zamanaşımı savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Tem. Güv. Sis. İkr. Hizm. Tur. Dış. Tic. ve Paz. Ltd. Şti., davacının iddiasının aksine 01.06.2000 tarihinde emekli olduğunu, şirket ile Sağlık Bakanlığı arasında 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arasında hizmet alım sözleşmesi yapıldığını, davacının da bu tarihler arasında davalı şirkette çalıştığını, sözleşme süresinin bitimi nedeni İle davacının 05 kodu ile 31.12.2011 tarihinde işten çıkışının verildiğini, sözleşmenin belirli süreli olması nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatını haketmediğini, sorumlu olsalar dahi sadece kendi dönemlerindeki çalışmadan sorumlu olacaklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 01/06/2000 tarihinden itibaren SGK’dan yaşlılık aylığı aldığı, bu bakımdan 1475 sayılı Kanunun 14.maddesinde belirtilen ve yaşlılık aylığı bağlanması için gereken sigortalılık süresi ve primi ödenmiş gün sayısını davalı işyerinde çalışmaya başladığında tamamladığı, davacının işverene önelsiz ve tazminatsız derhal fesih yetkisini tanıyan 25.maddesindeki nedenlerin dışında, iş akdinin davacı tarafından, işten ayrılmak sureti ile sonlandırılması halinde kıdem tazminatı talep etme hakkının mevcut olduğu, bu durumda, davalı Bakanlığın asıl işveren olarak tüm dönem kıdem tazminatından, davalı ... Tem.Tic.Ltd.Şti’nin ise kendi dönemindeki ücret ve davacıyı çalışıldığı süre ile sınırlı olarak kıdem tazminatından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
Somut olayda, davacı, dava dilekçesinde iş akdinin 2012 yılında emeklilik nedeniyle son bulduğunu bildirerek kıdem tazminatı talep etmiştir. Tahsis dosyasının tetkikinden; davacının 01.03.2000 tarihinde Trabzon Doğum Hastanesinde işe girişinin, 31.05.2000 tarihinde de aynı işyerinden çıkışının bildirildiği, 01.06.2000 tarihinde ise yaşlılık aylığı bağlandığı görülmektedir. Davacının, bu tarihten sonra 01.01.2005 tarihinde, Sağlık Bakanlığı alt işverenleri nezdinde sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışmaya başladığı, 08.07.2012 tarihinde de davalı Bakanlığın son alt işvereni olan dava dışı şirkette çalışırken işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacının ilk olarak emeklilik nedeniyle işinden ayrılış tarihi 31.05.2000 günü olup çalışma süresi 1 yıldan az olduğundan emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Dosya içerisinde bulunan davalı Bakanlık İl Sağlık Müdürlüğü’nün dava tarihinden sonra düzenlediği 24.01.2013 tarihli yazısında, davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığı, kıdem tazminatının verilmediği belirtilmiştir. Ayrıca, davacı tanıkları da davacının 2012 yılında emekli olarak kendi isteğiyle işten ayrıldığını beyan etmişlerdir. Bu durumda 08.07.2012 tarihinde işyerinden nedensiz şekilde ayrılan, işyerinden ayrılışına ilişkin haklı bir sebebi bulunduğunu da ileri sürmeyen davacı yararına kıdem tazminatına hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3-Davacının iş akdi, 08.07.2012 tarihinde işyerinden ayrılması nedeniyle son bulduğundan, davacı, bu tarihe kadar olan yıllık izin alacağını talep edebilir. Ancak, mahkemece hesaplama 31.12.2011 tarihine kadar yapılmış, davacı bu kararı temyiz etmemiştir. Davacının, davalı şirketten 31.12.2011 tarihinde çıkışı verildikten sonra ihaleyi alan yeni alt işveren yanında çalışmaya devam ettiğinden ve yıllık izin alacağından son alt işveren ...Tem. Yem. Pers. Hizm. İnş. Nakl. Tur. Tic. LTd. Şti. sorumlu olacağından davalı şirketin yıllık izin alacağı ile sorumlu tutulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.
4- 6100 sayılı HMK'nun 26. maddesine göre hâkim, kanundaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda, davacının genel tatil talebi, ilk 2 günü hariç dini bayramlar ve milli bayramlarla sınırlı olmasına rağmen tüm dini bayram günleri ile dini ve milli bayram olmayan diğer genel tatil günleri (01 Ocak, 1 Mayıs) nin de hesaba katılmış olması, yukarıda belirtilen yasa hükmü uyarınca talepten fazlasına karar verilemeyeceğinden hatalı olup bozma nedenidir.
5- Davalı ..., davaya karşı süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olup fazla çalışma ve genel tatil alacağı hesabında bu def’inin dikkate alınmamış olması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Paz.Ltd.Şti.'ne iadesine, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy