Mahkemesi:İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin sebepleri bildirilmiş olmayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan bozma isteğinin reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işe iade davasını kazanmasına rağmen işe başlatılmadığını, haklarının da ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işe iade davası açmış, işe iadesine dair verilen kararın temyizen kesinleşmesi ve bu kararın kendisine tebliği üzerine 04.02.2011 tarihinde işe iade için davalıya ihtarname çekmiş, işe başlat ihtarı davalıya 09.02.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ise de dosya kapsamından işe başlatılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının hizmet süresi hesap edilirken işe iadeden kaynaklanan 4 aylık boşta geçen süre eklenmiştir. Böyle olunca davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından işe başlatılmayarak 1 aylık süresinin bitim tarihi olan 10.03.2011 tarihinde feshedildiği ve fesih tarihinin 10.03.2011 tarihi olduğu tartışmasızdır. Öte yandan davacı aynı tarihli ihtarname ile dava konusu ettiği yıllık izin, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretini talep ettiği dikkate alındığında ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve yıllık izin açısından temerrüt tarihinin bu alacakların muaccel olduğu 10.03.2011 tarihi olduğu, 4 aylık boşta geçen süre ücreti bakımından ise 10.02.2011 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olduğu halde fesih tarihi ile temerrüt tarihinin karar yerinde açıkça yazılmayarak infazda tereddütlere ve yeni ihtilaflara neden olunması hatalıdır.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün fıkrasının 1 numaralı bendinin tümü ile hükümden çıkarılarak yerine;
“1-)5.402,00 TL brüt kıdem tazminatının fesih tarihi olan 10.03.2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte, 1.937,00 TL brüt ihbar tazminatının ve 1.363,00 TL brüt izin ücreti alacağının, 4.838,00 TL brüt 4 aylık boşta geçen süre tazminat talebinin temerrüt tarihi olan 10.03.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 3.894,00 TL brüt 4 aylık iş güvencesi tazminat alacağının temerrüt tarihi olan 10.02.2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.