Mahkemesi : Mersin 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 18/09/2013
Numarası : 2013/128-2013/430
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 19/07/2007-29/10/2010 tarihleri arasında davalı şirkette tır şöförü olarak çalıştığını, davacı işe girerken boş senet imzalattığını, davacının davalı şirket tarafından işten çıkarıldığını alacakları ödenmeyen davacının alacakları ile senedin iadesi için dava açtığını boş olarak imzalanan senedin şirket müdürü Y. Z. alacaklı yazılarak icra müdürlüğünde takibe konulduğunu, bununla ilgili menfi tespit davası açtığını, davacının Mersin 2.İş Mahkemesinin 2011/3, 2012/1046 sayılı kararı ile kazanmış hak ve alacaklarını ödememek kastı ile boş senet doldurulmuş ve davacının alacaklı olduğu icra dosyasına haciz konularak teminat olarak yatırılan paranın yeniden firmaya dönmesini sağlamayı amaçladığını, davacı aleyhine açılmış bulunan Mersin 1.İcra Müdürlüğünün 2012/8924 sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, şirketin bonoda taraf olmadığı müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Mersin 5.İş Mahkemesinin 2013/227 sayılı takip dosyası içerisinde incelenen ve davanın konusunu teşkil eden Mersin 1.İcra Müdürlüğünün 2012/8924 takip sayılı dosyasındaki 20.11.2010 tarihli senedin tanzim edenin davacı M.. K.. olduğu lehtarının dava dışı Y. Z. olduğu, senet ve takipte davalı şirketin sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla husumet şartı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının iddiası, senedin davalı şirkete teminat amaçlı olarak verildiği ve şirket çalışanı Y. Z. eliyle takibe koyulduğu ve bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitidir. Davacı aynı zamanda yine aynı senede dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti için Y.Z. aleyhine de dava açmış, bu iki davanın birleştirilmesini istemiştir. Gerçekten her iki davanın konusu da aynı senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı iddiasına göre işe girerken söz konusu senedi davalıya vermiş, davalı ise işçi işveren arasındaki ispat külfetinden kurtulmak amacıyla senedi haksız olarak çalışanı adına takibe koymuştur. Söz konusu iddiaların gerçekliğinin incelenebilmesi için her iki davanın birleştirilip birlikte incelenmesi gerekir. Yazılı gerekçe ile birleştirme talebinin dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 05.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy