Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı davalı işyeri... otelinde kat şefi olarak 22/03/2007-17/08/2011 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden çalıştığını, bu çalışmalarını iş akdinin fesih edildiği tarihe kadar sürdürdüğünü, davacının son brüt ücretinin 1.786,00TL olduğunu, iş akdinin ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedildiğini, davacının işi ve işyerinin özelliği gereği davacının günlük fazla mesai yaptığını, resmi ve dini bayramlarda verilen tüm iznin yarısını da çalışarak geçirdiğini, dava konusu alacaklarının bugüne kadar ödenmediğini belirterek, müvekkilinin çeşitli kalemlerden oluşan ve ödenmeyen kıdemi ihbar tazminatları Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti ve fazla mesai alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Davacı iş akdinin ihbarsız ve tazminatsız olarak haksız şekilde feshedildiğini iddia etmiştir.
Davalı ise davacının iş arkadaşlarına gayri ahlaki davranışlarda bulunması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarından ..., davacı kendisinden yaklaşık bir ay sonra işten ayrıldığını, neden işten ayrıldığını bilmediğini, davacının işverence mi işine son verildiğini yoksa kendisi mi işten ayrıldığını bilmediğini diğer davacı tanığı ... davacı işten patron tarafından çıkarıldığını ve nedenini bilmediğini beyan etmiş dinlenen davalı tanıkları da davacının iş akdinin fesih sebebi hakkında bilgi sahibi olmadıklarını bildirmiştir.
Somut olayda mahkemece yargılamada dinlenen tanıkların iş akdinin feshine ilişkin davalının bildirdiği fesih gerekçesini doğrulayan beyanda bulunmadıkları, ... Konya Bölge Müdürlüğünün 27/09/2011 tarihli tutanağında davalı tarafından ...'nın kendilerine şikayet dilekçesi verdiğini belirtmesine karşın, tanık olarak alınan ifadesinde bu yönde bir beyanda bulunmamış olması, 4857 sayılı yasanın 92 maddesi gereğince aksi ispat edilinceye kadar geçerli belge niteliğinde olan ve aksi ispatlanamayan Ç.S.G.B. Konya Bölge Müdürlüğünün 29/09/2011 tarihli yazısı karşısında iş akdinin davalı tarafından feshi haksız fesih olduğundan davacı kıdem tazminatının kabulüne karar verilmişse de dosya içerisinde... ve ... isimli işyeri çalışanlarının davacının kendilerini taciz ettiği yönünde beyanlarını içerir el yazılı dilekçelerin bulunduğu ve 6100 sayılı HMK’nun 31. Maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevinin gereği olarak dosyada şikayeti bulunan ... ve ... isimli işçilerin resen tanık olarak dinlenerek maddi vakıaların ve davacının iş akdinin davalı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının buna bağlı olarakta kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığının tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy