Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı ... Oto Ser. Sat. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalı ...nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işyerinde kaporta ustası olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık talebe konu ücret alacağının davalı tarafça ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda,ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Yasa'nın 32 nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Somut olayda davacının hangi aylara ilişkin ücret alacağını talep ettiği açık olmayıp, bu husus bilirkişi raporlarında da belirtilerek bu alacak kaleminde hesaplama yapılmamasına rağmen mahkemece gerekçe bildirilmeden dava dilekçesi ile talep edilen miktarda ücret alacağına hükmedilmiştir. Oysa davacının ücret alacağı talebinin hangi aylara ilişkin olduğu davacıya açıklattırılarak yukarıda belirtilen ispat vasıtaları ile davacının talep ettiği dönemdeki ücretlerinin ödenip ödenmediği araştırılarak ve dosya davalı tarafından temyiz edildiğinden bu alacak yönünden davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınarak çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile davacının ücret alacağıu talebinin kabulü hatalıdır.
3- Taraflar arasında davacı tarafından talep edilen fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarına hangi tür faizin işletileceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma ve genel tatil ücreti geniş anlamda ücret niteliğinde olup, 4857 sayılı İş Kanununun 34 üncü maddesi gereğince, gününde ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Somut olayda mahkemece fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Oysa davacı belirsiz alacak davası olarak açtığı davasında dava dilekçesi ile bu alacakların mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacakları, 4857 sayılı İş Kanunu 34. maddesi anlamında ücret alacağı olup gününde ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin talebe ve yasaya aykırı şekilde fazla çalışma ve genel tatil ücretine dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı ...ne iadesine, 18.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.