Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
I-Davacı, davalı ... Genel Müdürlüğünde kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığı hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, 2011-2013 yıllarını kapsayacak 3. Dönem TİS’in geçici 4. maddesi gereği önceki işyerlerinde geçen çalışmaların da davalı işyerinde geçmiş gibi kabul edileceğine dair düzenleme gereği derece ve kademesinin tespiti ile yeni derece ve kademesi dikkate alınarak ilk kadroya geçişlerinden itibaren TİS’den kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacıya sözkonusu hakların 2011-2013 yıllarını kapsayan TİS ile tanındığını, bu nedenle geçmişe yönelik olarak talebinin yerinde olmadığını, derece ve kademe tespitinde hata olmadığını, gerekli ödemelerin TİS’lere göre zaten yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacının derece ve kademesinin tespitinin doğru olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak 9 yıl 196 gün çalışmasının bulunduğunu, bu çalışmaya karşılık olarak her iki yılda bir derece ve her yıl bir kademe alacağını, davacının eklenmesi gereken derece ve kademesinin 4/10 olduğu tespit edilmiş ve bu tespit doğru olmuştur . ancak emeklilik tarihi olan 14.07.2011 tarihinde fiili derecesinin 7/12 olmasına göre buna eklenmesi sonucunda, 01.03.2011 tarihi itibariyle olması gereken derece ve kademesinin 12/22 olarak tespiti gerektiği belirtilerek, zamanaşımı savunmasına göre dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için alacak hesabı yapılmıştır. Ancak uygulamaya yönelik bu hesaplama hatalıdır.
İşyerinde uygulanan TİS gereği olarak davacının “tabancacı” pozisyonunda çalıştığı, pozisyonun derece aralığının 01.03.2012 tarihine kadar “2-9” olarak belirlendiği, davacının ilk intibakının yapıldığı yıl olan 02.02.2001 tarihinde 6/10 D/K ile intibakının yapılarak, TİS gereği olarak davacının bir yıl çalışmasının karşılığı 1 kademe, 2 yıl çalışmasının karşılığı da 1 derece eklenmesi; 2011 yılı itibariyle pozisyonun üst derece sınırı nedeniyle derecesinin “9” derecenin üstüne çıkmaması ancak kademe ilerlemesinin yıllara göre artırılması , 2011 yılında emeklilik tarihinde “12” dereceye yükseltilmesi nedeniyle tüm hesaplamalar hatalı olmuştur. Bu hatalı raporun hükme esas alınması isabetsiz olup bozma nedenidir.
2- Kabule görea de; Davacının yasal ilave tediye alacağının 4857 sayılı Yasada düzenlenen ücret alacaklarından olmadığı, bu nedenle en yüksek banka mevduat faizine değil, davacının talebi ile bağlı kalınarak yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy