Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde 24.04.2009 – 12.12.2011 tarihleri arasında muhasebe elemanı olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini bildirerek bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının sezonluk çalıştığını, iş akdinin askı tarihinden önce rapor alıp memleketine gittiğinş, bu nedenle askı elgesinin tebliğ edilemediğini, daha sonra bu belgenin faxlandığını fakat davacının imzalayıp geri göndermediğini, sezon başı işe davet edilmesine rağmen adres değişikliğinden bahisle işe davet mektubunun iade edildiğini, bu nedenle davacının işi terk ederek iş akdini sonlandırmış olduğunu ve başka bir alacağının da bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş akdinin haklı nedenle feshediliğinin davalı tarafından ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
Davacı işçinin iş akdinin ne şekilde feshedildiği ve buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacının iş akdi feshdilmeden önce iki sezon davalı işyerinde çalıştığı ve bu çalışmalarında sezon sonunda iş akdinin askıya alındığı ve buna ilişkin evrakların davacı tarafından imzalandığı, buna göre davacının mevsimlik çalışmada askı işlemleri ve sezon başında işe davet ve işe başlama işlemlerini bildiği anlaşılmaktadır. Feshe konu sezon sonunda ise davacının 07-13.12.2011 tarihleri arasında sağlık sorunlarından dolayı raporlu olması nedeniyle işe gelmediği, davacının iş akdinin işyeri ve SGK kayıtlarına göre 12.12.2011 tarihinde askıya alındığı, askıya alma belgelerinin davacı raporlu olduğu için imzalatılamadığı, fakat davacının vermiş olduğu fax numarasına faxlandığı, bu hususların davalı tarafından tutanak altına alındığı, son olarak sezon başlama tarihi olan 05.03.2012 tarihinde davacının sözleşmesinde belirttiği adrese işe davet yazısının gönderildiği fakat posta kayıtlarına göre davacı adreste bulunamadığından mektubun 10.03.2012 tarihinde iade edildiği anlaşılmaktadır. Gerçektende davacı tarafından ... Bölge Çalışma Müdürlüğüne verilen 05.04.2012 tarihli şikayet dilekçesinde gösterdiği adres ile davalı şirkete vermiş olduğu adresin farklı olduğu anlaşılmakla, davacının adresinin değiştiği ve bu değişikliği davalıya bildirmediği açıktır. Tüm bu bilgi ve belgelere göre davacının iş akdinin askıya alındığı dönemde raporlu olmasına ve işyerinde uygulanan iş sözleşmesinin askıya alınma prosedürünü bilmesine rağmen bu hususta çaba göstermediği ve davacının ... Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği şikayet dilekçesi ile işyeri kayıtlarındaki adreslerin farklı olmasına göre de davacının adres değişikliğini davalıya bildirmediği ve tüm bu süreçte davalının gerek iş akdinin askıya alınması gerekse işe davet işlemlerini usulüne uygun yaptığının anlaşılmasına göre davacının, davalı tarafından yapılan iş akdinin askıya alınması ve işe davet işlemlerini engelleyerek sezon başında işe başlamamak suretiyle iş akdini kendisinin feshettiği, yine yargılama sonucu davacının işçilik alacaklarının da bulunmadığı, bu nedenle davacının iş akdinin haksız şekilde feshettiği, buna bağlı olarak da kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Mahkemece tüm bu hususlar gözetilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.