Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, 2004 yılından haksız bir şekilde işten çıkarıldığı 2013 yılına kadar, insan üstü bir performans sergilemek suretiyle çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesinin haklı fesih nedenlerin olduğunu ve davacının davalıdan hak ettiği alacaklarını istemesi üzerine işine son verildiğini bildirerek ödenmeyen alacaklarının tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirkette davacının 19.04.2005 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, davacının ücreti alacağı bulunmadığını, davacının işyerinde davalı şirket yetkilileri ve usta başına hiç bir bilgi vermeden ve izin almadan işi bıraktığını, 4857 sayılı İş Kanununun 25/g maddesine göre davacının işe gelmemesi üzerine işten çıkışının verildiğini savunularak davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle yapılan ihtarlardan sonra feshedildiği, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının fazla mesai ve milli bayram ve genel tatillerde çalıştığı hususunun ispatlandığı, davalı işverenin bu ücretlerin ödendiğini ispatlayamadığı, tanık beyanları dışında davacının iddiaları ve davacı işçinin uzun yıllar çalışmış olduğu işyerinden tüm işçilik alacaklarından vazgeçerek ayrılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının iddiasının kabulü ile iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiği ve kıdem tazminatına hak kazanacağı, davacıya ihbar önellerinin kullandırıldığı hususu davalı işveren tarafından ispatlanmadığından ihbar tazminatına hak kazandığı, ayrıca tanık beyanlarıyla sabit olan fazla mesai ücreti, milli bayram ve genel tatillerde çalışmalara ilişkin ücretlerin ödendiği hususunda -ispat yükü davalı işverende olmasına rağmen- davalı işveren tarafından ispatlanmadığından bu konudaki davacı taleplerinin de kabulüne; davacının yıllık izinlerini kullandığı hususu ispatlandığından yıllık izin alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça davalıya gönderilen 19.04.2013 tarihli ihtarnamede “çalışırsan bu, çalışmazsan kapı orada” şeklinde söylediğinin davacı tarafında kabulünde olduğu, işverenin bu sözlerinin iş akdini fesih anlamını taşımadığı bu durumda davacının iş yerinden ayrılarak iş akdini bazı işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle feshettiği ve fesihte haklı olduğu anlaşıldığından davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerinde ise de, iş akdini haklı nedenle fesheden taraf ihbar tazminatı alamayacağından ihbar tazminatının reddi yerine kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.