Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı işveren yanında 14/04/1996 tarihinde işe başladığını, emeklilik işlemlerini yapmak için işyerindeki amirlerine bilgi vererek işyerine gelmediğini, emeklilik işlemlerini 30/04/2008 tarihinde tamamlanarak emekli olduğunu, ancak 24/04/2008 tarihinden itibaren işyerine gelmediği yönünde tutanak tutularak iş akdinin tazminatsız olarak feshedildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL kıdem ve 2.000,00 TL ihbar tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının iş akdinin kim tarafından feshedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120'nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendinde, işçinin 506 sayılı Kanunun 60 veya geçici 81.maddesinde öngörülen yaş şartı dışında kalan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteği ile işten ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı bildirilmiştir. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartını yerine getirdiğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
Davacı emeklilik işlemlerini yapmak için işyerindeki amirlerine bilgi vererek işyerine gelmediğini, emeklilik işlemlerini 30/04/2008 tarihinde tamamlanarak emekli olduğunu, ancak 24/04/2008 tarihinden itibaren işyerine gelmediği yönünde tutanak tutularak iş akdinin tazminatsız olarak feshedildiğini iddia etmiştir.
Davalı ise davacının 18.02.2008-07.04.2008 tarihleri arasında devamsızlık yaptığından sözleşmeyi kendilerinin feshettiğini savunmuş , ancak davacının devamsızlık yaptığını gösteren tutanakların sunulmamış, davacının savunmasının alındığı savunulmuşsa da bu hususu ispatlayacak bir belge de sunmamıştır.
Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarından ... davacının işten çıkış şekli hakkında bilgiye sahip olmadığını , duyduğuna göre davacı hakkında iş yerine gelmediğine dair tutanak tutulduğunu ancak görgüye dayalı bir bilgiye sahip olmadığını, davacının 2008 yılının Nisan ayında işe gelip gelmediğini bilmediğini, davacı hakkında yapılan icra takibi nedeniyle kıdem tazminatı üzerine haciz konulduğunu duyduğunu, davacının yüklü miktarda borcu olduğunu, icra takibi nedeniyle maaşına da haciz konulduğunu, emekli olduğunda kıdem tazminatının alacaklı tarafından haczedileceğini düşünerek iş akdini feshettirmek istediğini söylediğini, bu konuda Belediye Başkanlığının yetkilileri ile görüşme yaptığını bildiğini beyan etmiş, davalı tanıklarından .... disiplin kurulunda üye olduğunu, başkanlığın yazısı uyarınca işe gelmediği gerekçe gösterilerek iş akdine son verildiğini, davacının belirtildiği gibi 2008 yılının Nisan ayında işe gelip gelmediği hususunda bilgisinin olmadığını, davacının bu dönem içerisinde emeklilik başvurusu yapıp yapmadığını bilmediğini, davacı hakkında borçları nedeniyle icra takibi olduğunu, emekli olduğunda kıdem tazminatı üzerine haciz konulacağını, bu nedenle iş akdinin iş veren tarafından sonlandırılmasını sağlamak istediğini söylediğini beyan etmiş diğer tanık ... yaklaşık 30 gün boyunca işe gelmemesi nedeniyle disiplin kuruluna sevk edildiğini, iş akdinin feshedilmesi gerektiğine karar verdiklerini, davacının bu konuda savunma da vermediğini beyan etmiş diğer tanık ... ise disiplin kurulu üyesi olduğunu, davacıyı da Belediye'de çalışmasından dolayı tanıdığını, davacının kesintisiz olarak yaklaşık 30 gün işe gelmediğini, bunun üzerine kendisinin disiplin kuruluna sevk edildiğini, bilerek işe gelmediğine dair savunma verdiğini, bunun üzerine disiplin kurulu olarak iş aktinin feshine karar verdiklerini, duyduğuna göre davacının emekli olduğun da alacağı kıdem tazminatına icra tarafından haciz konulmaması için böyle bir yola girdiğini beyan etmiştir.
Mahkemece davalı tarafın, davacının işe gelmemesi nedeniyle iş akdini feshettiği, davacının devamsızlık yaptığı belirtilen günlerin bir kısmında yıllık izinde olduğu, bir kısmı hakkında tutanak düzenlenmediği, davacının savunmasının istendiği ancak bunun tebliğ edildiğinin anlaşılamadığı, toplu iş sözleşmesine göre davacıya uygulanan cezanın bu hükümlere aykırı olduğu, bu nedenle feshin haklı nedenlere dayalı olarak yapıldığı söylenemeyeceği, buradan hareketle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir.
Somut olayda davacının yaşlılık aylığı almak amacıyla 06.05.2008 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna tahsis talep beyannamesi verdiği, dosyaya sunulan davalı ... tarafından düzenlenen ilgili makama başlıklı yazıda da davacının 04.04.1996 ve 30.04.2008 tarihleri arasında çalışıp emekli olduğu yazılmış olup dava dilekçesi ve dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinden yaşlılık aylığına hak kazanması sebebiyle ayrıldığı ancak işverence iş akdinin 15.04.2008-30.04.2008 tarihleri arasında devamsızlık yaptığı gerekçesine dayanılarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının işyerine emeklilik işlemlerini yapmak için gelmediği ve sonrasında emekliliğe hak kazandığı anlaşılmakla işveren tarafından yapılan feshe değer verilemez. Mahkemece davacının iş akdini emeklilik nedenine dayanarak feshettiği ve iş akdini kendisi fesheden işçinin ihbar tazminatı hak kazanamayacağı hususları gözetilmeden yazılı gerekçeyle ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.