Mahkemesi : Bursa 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 24/12/2013
Numarası : 2013/270-2013/1025
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının güvenlik görevlisi olmasına karşın, nöbet sırasında uyuduğunun tespit edildiğini ve kendisinin de savunmasında bir daha olmayacağını belirterek bu hususu kabul etiğini, yine davacının başka bir gün izlemesi gereken ekranı izlemek yerine televizyon seyrettiğinin tesbit edildiğini ve davacının bunu da kabul etiğini ve bir daha olmayacak dediğini, bu nedenle davacının iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Davacının iki defa görevi sırasında uyuduğu tespit edilmiş, ilkinde davacıya ihtar verilmiştir. İkinci sefere ilişkin olarak ise tanıklarca davacının çalıştığı son dönemde vardiyalar arasında kısa geçişler olduğu, 8 saat çalışırken 16 saat çalışmaya başladıkları, 6 saat dinlendikten sonra işe geldikleri, normalde vardiyada iki güvenlik görevlisi bulunmakta iken bunun personel yetersizliği nedeniyle bire indirildiğini beyan ettikleri görülmüştür. Somut olayda, davacının iş akdinin feshine sebep olan vardiyasında uyumasına ilişkin işyerinin zarara uğradığına ilişkin hata raporu ya da başkaca bir belge sunulmadığı gibi, yasal prosedürü tamamlanmayan tutanak ve ihtarların davacı işçinin iş şartlarının işverence ağırlaştırıldığı, günlük çalışma saatinin tutanakların tutulduğu tarih itibariyle iki katına çıkarıldığı, işçinin 16 saate kadar çalıştırıldığı, davacı işçinin de iş tanımı da dikkate alındığında bu durumun gözönüne alınması gerektiği ve 4 yıllık çalışan olan davacının iş akdinin bu sebeple sona erdirilmesinde haklı bir yan bulunmadığı gerekçesiyle davasının kabulüne karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin kendi isteği ile veya işini savsaması sonucu işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendinde, işçinin isteği ile ya da işini ihmal etmesi sonucu işyerindeki işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi hali işverenin haklı fesih nedenleri arasında gösterilmiştir.
İş güvenliği hükümleri, işçi sağlığı ve güvenliğini korumaya yönelik titizlikle uyulması gereken kurallardır. Bu konuda işverenin alması gereken tedbirlerin yanında işçinin de yükümlülükleri vardır. İşçinin kasıtlı bir davranışı ya da görevini savsaması sonucu işin güvenliği yönünden bir tehlike meydana gelmesi durumunda, işveren açısından derhal “haklı nedenle fesih hakkı” ortaya çıkar.
İşçinin bu konuda uyarılması veya hatırlatmada bulunulmasına gerek olmadığı gibi, belli bir zararın oluşması da gerekmez. Aynı bentte belirtilen işçinin otuz günlük ücretinin tutarıyla karşılanamayacak bir zarar vermesi, işin güvenliğini tehlikeye düşürmekten bağımsız bir fesih nedenidir.
Güvenlik hizmeti veren bekçinin uyuması veya görev yerini terk etmesi, yanıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu yerde yasaklanmış olmasına rağmen sigara içilmesi , basınçla veya yüksek ısıyla çalışabilir bir cihazın kontrolü ile görevlendirilen işçinin görevini savsaması gibi durumlar, işin güvenliğini tehlikeye düşüren davranışlara örnek olarak verilebilir.
Somut olayda, davacı güvenlik görevlisidir. Çalışma süresi boyunca pek çok kez uyarılmasına rağmen görevlerini yerine getirmemekte ısrarcı olduğu, 14.04.2012 tarihinde vardiyasında uyuduğu, savunmasında da bu hususu kabul edip “bir daha olmayacaktır” dediği, yine, 19.09.2012 tarihinde davacının, vardiyasında görevi gereği izlemekle yükümlü olduğu CCTV kameralarını izlemek yerine televizyon izlediği, savunmasında " bir daha olmayacaktır " diyerek görevini yerine getirmediğini kabul ettiği, son olarak davacının 21.02.2013 tarihli vardiyasında uyuduğu, bu hususun kamera kayıtları ile tespit edildiği, davacının savunmasında "tekerrür etmeyecektir ,bir daha olmayacaktır diyerek suçlamayı kabul ettiği sabittir. Bu durumda davacının bu tür davranışları ile işyeri güvenliğini tehlikeye düşürdüğü açıktır. Davacının vardiyasında tek çalışmasının bunun mazereti olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Mahkemece, İş şartlarının ağırlaştırılmasının işçi için haklı fesih nedeni olabileceği ancak ona işini savsama hakkı vermeyeceği hususu gözardı edilerek, iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçelerle yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy