Mahkemesi : Bursa 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 19/11/2013
Numarası : 2012/379-2013/911
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde depo elemanı olarak mevsimlik işçi olarak işe alındığını ama kesintisiz çalıştığını, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığından bahisle işyerinden ayrılmış olması nedeniyle kullanmadığı yıllık izinlerinin ücretinin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının mevsimlik işçi olduğunu ve mevsimlik işçilerin yıllık izin hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının çalışmalarının mevsimlik iş ilişkisinin dışına çıktığı ve mevsimlik işçi olmadığı, davacının davalıya ait işyerinde aynı görev ve şartlarda ve yine kesintisiz olarak 17.07.2002-16.06.2009 tarihleri arasında çalıştığı gerekçesiyle 6 yıllık izin hakkı olduğunun kabulü ile, kullanıldığı yada ücretini ödendiği ispat edilmeyen 90 gün yıllık izin ücretinin ödenmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer dönemlerinde iş sözleşmelerinin, ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektirdiği işler mevsimlik iş olarak değerlendirilir.
Mevsimlik iş sözleşmeleri 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11 inci maddesindeki hükümlere uygun olarak, belirli süreli olarak yapılabileceği gibi belirsiz süreli olarak da kurulabilir. Tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi, mevsimin bitimi ile kendiliğinden sona erer ve bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz.
4857 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanamaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi İş Kanununun yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, bu kural nispi emredici nitelikte olup, işçi lehine bireysel ya da toplu iş sözleşmesi ile yıllık ücretli izne ilişkin hükümler düzenlenebilir. Bu durumda sözleşmedeki izinle ilgili hükümler uygulanacaktır. Diğer taraftan, bir işyerinde mevsimlik olarak çalıştırılan işçi, mevsim bitiminde, mevsimlik iş dışında askı süresi içinde işverenin diğer işyerlerinde çalıştırılıyorsa, devamlı bir çalışma olgusu söz konusu olduğundan, bu durumda işçinin yıllık ücretli izin hükümlerinden yararlandırılması gerekir. Aynı işverene ait yazlık ve kışlık tesislerde, sezonluk işlerde fakat tam yıl çalışan işçiler de, 4857 sayılı Yasanın 53/3 maddesi ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin 12 nci maddesi uyarınca yıllık ücretli izne hak kazanacaklardır.
Diğer taraftan işçinin yıllık izne hak kazanmasında takvim yılı başlangıcı değil, işe girdiği tarih esas alınır. İşe girdiği tarihten itibaren, aralıklı da çalışsa bir yılı doldurduğunda, izne hak kazandığı kabul edilmelidir. Bir işyerinde başlangıçta mevsimlik olarak ve daha sonra devamlılık arzeden işte çalıştırılan işçinin, mevsimlik dönemdeki çalışması kıdeminde dikkate alınmasına rağmen, yıllık ücretli izinde dikkate alınmaz.
Kısaca mevsimlik işte çalışan işçinin kıdemi ile izne hak kazanması farklı kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacının ,17.07.2002-21.04.2003 tarihleri arasında 19614 işyeri sicil nolu işyerinden,21.04.2003-26.09.2003 tarihleri arasında 126449 işyeri sicil nolu işyerinden, 27.09.2003-01.07.2004 tarihleri arasında 19614 işyeri sicil nolu işyerinden, 02.07.2004-24.04.2005 tarihleri arasında 126449 işyeri sicil nolu işyerinden, 25.04.2005-16.02.2006, tarihleri arasında 19614 işyeri sicil nolu işyerinden bildirimi vardır. Bundan sonra, 01.04.2006-14.11.2006, tarihleri arasında 224 gün, 29.01.2007-27.10.2007 tarihleri arasında 269 gün, 02.01.2008-26.10.2008 tarihleri arasında 294 gün ve 23.02.2009-16.06.2009 tarihleri arasında 112 gün 19614 sicil nolu işyerinden sigorta bildirimlerinin yapıldığı görülmüştür.Bu durum karşısında, davacının 17.7.2002 -16.2.2006 arası dönem yönünden davacının çalışmasının süreklilik arz ettiği ve yıllık izne hak kazandığının kabulü yerindedir. Ancak, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davalı şirketle organik bağı olan D. Gıda Maddeleri Paz. Tic. Ltd.Şti.nin kapatılmasından sonra davacının çalışması yeniden mevsimlik olarak devam etmiştir. Davacının yılda 330 günü aşan, ya da yılın her ayında bildirim yapıldığına dair bilgi de bulunmamaktadır. Bu durumda davacının 16.2.2006 tarihinden sonraki çalışmaları nedeniyle yıllık izin hakkının bulunmadığı gözardı edilerek delillerin takdirinde hataya düşülmek suretiyle 6 yıl izin hakkı bulunduğu gerekçesiyle verilen karar hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde , davalıya iadesine 5.5.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy