Mahkemesi : Bursa 7. İş Mahkemesi
Tarihi : 16/01/2014
Numarası : 2012/295-2014/19
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı 2011 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ayı ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle 11.05.2011 tarihinde feshettiğini, yılın 11 ayında yurt dışında ( genelde Avrupa kıtasında) kalarak çalıştığını, 1 ayını ise yurtiçinde geçirdiğini, önceleri sigorta primlerinin tam yatırıldığını, sonraları asgari ücret üzerinden primlerin yatırılmaya başlandığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini öne sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, 4 aylık ücreti alacağı, yıllık izin ve genel tatili ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacıya sehven aynı aya ait mükerrer ödemeler yapıldığının anlaşılması üzerine mahsup işlemine gidildiğini, davacıya tüm haklarının ödendiğini, hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, yurt dışında 9 saatten fazla çalışmanın yasak olmasından dolayı zaten böyle bir durumun mümkün olmadığını, genel tatil günlerinde de çalışılmadığını, takometre kayıtları ile de bu durumun belli olduğunu, davacıya tüm ücretlerinin ödendiğini, imzalı ücret bordroları ile bu durumun sabit olduğunu, ayrıca taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, bordroların tetkikinde tahakkuku yapılmayan dönemler olduğu anlaşıldığından genel tatil ücreti alacaklarının olduğu, yıllık izin ücreti alacaklarının ödendiğine dair dosyada bir belge bulunmadığı, davacının bu ücretleri ödenmediği için İş Kanunun 24/II-e maddesi gereği iş akdini haklı nedenle feshettiği, ücret ve fazla çalışma alacağının ise olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı ve buna bağlı olarak işçinin iş akdini haklı nedenle feshedip etmediği hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Mahkemece davacının genel tatil ücret alacağı bulunduğu, bu nedenle davacı işçinin iş akdini feshetmesinin haklı bir nedene dayandığı kabul edilerek davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilmiş ise de; davacının genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususu yeterince ve doğru yöntemle araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Dairemizce son yıllarda, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, Mahkeme tarafından benimsenen bilirkişi raporunda davacının genel tatil günlerinde çalıştığı hususunun taraf tanıklarının beyanı ile sabit olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış, hakkaniyet indirimi ise mahkeme takdirine bırakılmıştır. Mahkemece; davacının uluslar arası tır şoförü olduğu, yurda giriş çıkış tarihlerinin pasaport kayıtlarından anlaşılabileceği, bu halde tanık beyanlarından önce yurda-giriş çıkış kayıtlarının gözetilmesi gerektiği göz ardı edildiği gibi, kabule göre genel tatil ücret alacağının tanık beyanları ile ispatlandığı benimsendiği halde, ilke kararımızda vurguladığımız şekilde hakkaniyet indirimi de yapılmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, uluslar arası tır şoförü olarak çalışan davacının yurda giriş çıkış kayıtları getirtilerek bu kayıtlara göre genel tatil ücreti alacağı olup olmadığı belirlenmeli sonucuna göre iş akdinin feshinin haklı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy