Mahkemesi : Mersin 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 12/12/2013
Numarası : 2012/432-2013/477
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalı N. Otomotiv Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yanında 2006 yılından itibaren çalışmakta iken iş sözleşmesinin 16/02/2012 tarihinde "Şirketi satıyoruz, tazminatlarınızı ödeyeceğiz" diye bir kısım belgeler imzalatılmak suretiyle feshedildiğini, davacının işyerinde asgari ücret + 1,000,00 € sefer primi ile çalışmasına rağmen asgari ücretlerin hiçbir zaman ödenmediğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davacı tarafından davalı M.Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Taah. Turizm S Tic. Ltd. Şirketi aleyhine açılan birleşen dava dosyasında ise davacı vekili, Mersin 3. İş Mahkemesi'nin 2012/432 Esas sayılı dosyasında dava açtıkları davalı N. Otomotiv Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. İle davalı M.Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Taah. Turizm S Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğunu, davacının M. Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Taah. Turizm S Tic. Ltd. Şti. yanında da çalıştığını öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacaklarının diğer davalı N. Otomotiv Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile birlikte davalı M. Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Taah. Turizm S Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.2007 tarih ve 2007/8-161 E., 2007/155 K. sayılı kararı ile de belirtildiği üzere adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak hakim, taraflara duruşmalarda hazır bulunmak, talep ve cevaplarını bildirmek için imkan vermeli, tarafları usulüne uygun bir biçimde duruşmaya davet etmelidir. Fakat tarafların kendilerine tanınan bu imkana rağmen, duruşmaya gelmek zorunluluğu yoktur. Hukuk davalarında duruşmaya gelmemenin müeyyidesi; dava dosyasının işlemden kaldırılması veya yargılamanın gelmeyen tarafın yokluğunda devam etmesidir.
Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanmış olur.
AİHM'ye göre de iç hukuktaki duruşmada hazır bulunma hakkını kullanıp kullanmamaya karar verecek olan davanın bir tarafına, duruşmaya katılma imkanı verecek şekilde duruşmanın bildirilmemesi, silahlarda eşitlik ve çekişmeli yargılama ilkelerini özünden yoksun bırakır
Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da talep ve cevap hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/ bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki talep ve cevaplar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme, yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde talep ve cevaplara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmaları imkânını sağlar.
Burada üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise, yargılama makamlarının işlemlerinin çelişkili bulunmaması gerekmektedir. Yani mahkemece, adaletin görünür kılınmasını sağlayacak usul ve esaslara uyulurken, taraflarda farklı anlamlandırılabilecek işlemlerden kaçınılması gerekmektedir.
Somut olayda; davalılar aleyhine ayrı ayrı açılan dava dosyaları 26.03.2013 tarihinde birleştirilmiştir. Davalılardan M. Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Taah. Turizm S Tic. Ltd. Şirketi'ne davaya cevap vermesi ve delillerini sunması beklenilmeden dava dosyası bilirkişiye gönderilmiş olup, bilirkişi raporunun tarihi 09.04.2013'tür. Bilirkişi raporundan önce sadece davalılardan N. Otomotiv Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şirketi davaya cevap ve delillerini sunabilmiş, raporda da sadece davalı N. Otomotiv Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nin savunmasına değinilmiştir. Davalılardan M.Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Taah. Turizm S Tic. Ltd. Şirketi vekilince 29.04.2013 havale tarihli dilekçe ile süresinde davaya cevap verilmiş ve ekinde delil ve işyeri bilgileri sunulmuş olup cevap dilekçesi ve eki belgeler değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken deliller tam olarak toplanıp değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy