Mahkemesi : İstanbul 13. İş Mahkemesi
Tarihi : 13/11/2013
Numarası : 2013/225-2013/635
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2013 günlü kararı ile özetle “....davacının yıllık izin ücreti talebi ile ilgili açıkça red ve kabul hükmü bulunmamakta, ancak davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile genel tatil alacaklarının kabul edildiği, davacının fazla taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Gerekçeli kararın gerekçe kısmında ise davacının 58 gün yıllık izin ücreti alacağı olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
Yapılacak iş; Bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar vermektir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme yıllık izin konusundaki çelişkiyi gidererek bozma kararı öncesi toplanan delillere göre yeniden davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Yıllık izin ücreti konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Mahkemece davacının hakettiği ancak kullanmadığı 58 gün yıllık izin ücreti hüküm altına alınmıştır. Dosya içinde bulunan bordrolara göre davacıya 2002/5.ayında 282.87 USD, 2003/12.ayında 249.50 USD, 2004/12. ayında 380.50 USD, 2005/4. ayında 132,48 USD, 2005/9. ayında 263,62 USD, 2006/5. ayında 113,98 USD, 2007/1. ayında 418,86 USD, 2007/12. ayında 538,56 USD, 2008/9. ayında 690,36 USD olmak üzere toplam 3070,74 USD banka kanalı ile ödenmiştir. Her ne kadar yıllık izin, iş sözleşmesinin feshi ile birlikte ücrete dönüşmekte ise de, iş sözleşmesinin feshinden önce yıllık izin ücreti adı altında yapılan bu ödemelerin mükerrer tahsilata ve sebepsiz zenginleşmeye neden olunmaması bakımından fesihle birlikte tahakkuk eden yıllık izin ücretinden mahsubu gerekmektedir. Hal böyle olunca davacının hakettiği yıllık izin ücretinden ödenen miktarın mahsubu halinde davalıdan tahsili gereken yıllık izin ücreti kalmadığından yıllık izin ücreti talebinin reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy