Mahkemesi : KDZ.Ereğli 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 22/01/2014
Numarası : 2013/175-2014/12
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 26/01/1999-24/12/2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve genel tatillerinin kullandırılmadığı halde ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek miktarlarını açıklamaksızın fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının karşılığı olarak 3,000 TL'nin faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiş; 02/01/2014 tarihli harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarını-yine miktarlarını açıklamadan-15.620,00 TL'ye çıkardığını bildirmiş, bilahare verdiği 09/01/2014 günlü 2. ıslah dilekçesi ile davalıya gönderdiği ihtarnamede fazla mesai ücreti istendiğinden fazla mesai ücretinin temerrüt tarihinden faizi ile birlikte tahsilin istemiştir.
Davalı cevabında, davacının önce eğitim şefi, 08/04/2011 tarihinden itibaren eğitim müdürü olarak çalıştığını ve ücretinin ayrıcalıklı olarak hesaplandığını bildirerek fazla mesai ücreti istemeyeceğini savunmuş, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, alacağın işyerinden gönderilen kapı giriş kayıtlarına göre ve zamanaşımı def'ini gözeterek hesapladığı gerekçesiyle bilirkişi tarafından hesaplanan fazla mesai alacağı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık,davacının fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre değil, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir
İşçinin normal çalışma ücretinin sözleşmelerle haftalık kırbeş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırkbeş saate kadar olan çalışmaları “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır (İş Kanunu, Md. 41/3). Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde ücret, normal çalışma saat ücretinin yüzde yirmibeş fazlasıdır.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir.
Dosya kapsamında yer alan ve karara esas alınan bilirkişi raporu irdelendiğinde; işveren tarafından dosyaya sunulan işe giriş-çıkış kayıtlarına göre davacının günlük çalışma sürelerinin belirlendiği,günlük 9 saat çalışma ve 1 saat ara dinlenme dikkate alındığında 10 saati aşan sürelerin fazla çalışma olarak kabul edildiği ve raporun açıklama kısmında girişlerde 15-20 dakikaya kadar erken girişlerin, çıkışlarda ise 25 dakikaya kadar geç çıkışların nazara alınmayacağının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle İş Kanunun açık düzenlemesi karşısında fazla çalışma değerlendirmesi haftalık bazda yapılmalıdır.Bu durumun istisnası gece çalışmalarıdır. Bilirkişi raporunda "...Haftalık hesaplama yapılması halinde hafta ortası maaş değişikliklerinin hesaba yansıtılmasında hatalar olabileceğinden..." şeklinde yasal karşılığı bulunmayan sebep ileri sürülerek günlük bazda değerlendirme yapılması ve fazla çalışma hesaplanması hatalıdır.Bilirkişi raporundaki giriş çıkış kayıtları incelendiğinde, bazı haftalarda çalışılan gün sayısının 4 gün çalıştığı hatta bazı haftalarda çalışılan gün sayısının 3 güne kadar inebildiği görülmüştür ki; bu tarihlerde haftalık çalışma 45 saatin altında kaldığı halde fazla mesai hasabı yapılarak hataya düşülmüştür.
Dosyada TİS'nin olmaması ve hafta sonları cumartesi-pazar günleri yapılan birkaç saat çalışmanın hafta sonu çalışması olarak kabul edilip bu hesaplamanın nedeni belirtilmeden denetime elverişsiz olarak rapor hazırlanmış olmasıda bozma nedenidir.
Yukarıda sıralanmış bulunan hata ve eksikleri içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Dava dilekçesinde ve 02/01/2014 günlü ıslah dilekçesinde miktarları ayrıntılı açıklanmaksızın fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinden oluşan üç alacak için istemde bulunulmuştur. Yargılama sırasında alacaklardan her birini miktarlarının açıklanmaması nedeniyle mütesaviyen istendiği kabul edilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözetmeden bilirkişi tarafından sadece fazla mesai ücreti için hesaplanan miktarı dikkate alarak ve diğer alacaklar olan genel tatil ve hafta tatili ücretleri konusunda hesaplama yapılmadığı gözetmeden davanın kabulüne karar vermesi doğru değildir. Şu durumda, mahkemece davacının dava ve ıslah dilekçesindeki taleplerinin mütesaviyen olduğu kabul edilmeli; fazla mesai ücretine ilişkin kısım kabul edilmeli; hafta tatili ve genel tatil ücretlerine ilişkin istemler reddedilmelidir.
Anılan hususlar gözetilmesizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy