Mahkemesi : Ordu İş Mahkemesi
Tarihi : 12/12/2013
Numarası : 2011/68-2013/490
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davalı davacının emeklilik nedeniyle, her türlü haklarını alarak ve ibraname imzalamak suretiyle işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında yargılama esnasında verilen bir kısım dilekçelerden hangisinin ıslah dilekçesi değerlendirilmesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı asil tarafından dava dilekçesinin açıklanması yönünden 14.05.2012 havale tarihli dilekçesi sonrasında 28.06.2012 havale tarihli dilekçesinde talep ettiği dava konusu alacaklarını ayrıntılı şekilde açıkladığı ve miktarlarını da artırdığı, artırılan miktarlar yönünden harç yatırmış olduğu ve bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak davalıya tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yine davacı vekilince UYAP ortamında bila tarihli ve havalesiz ıslah dilekçesi adı altında ikinci bir dilekçe daha sunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı vekilince verilen ikinci ıslah dilekçesindeki miktarlar dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Davacı asil tarafından 28.06.2012 tarihinde verilen dilekçenin ıslah dilekçesi olarak verildiği açıkça belli olduğundan, 6100 sayılı HMK. 176. maddesi gereği ikinci kez de ıslah dilekçesi verilmesinin mümkün olmaması, yine 6100 sayılı HMK. 177. maddesi gereği bu dilekçenin harçlandırılmamış ve karşı tarafa tebliğ edilmemiş olması hususları göz önüne alındığında davacı vekilince verilen ikinci dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabulünü imkansız kılmaktadır. Mahkemece 28.06.2012 tarihli ıslah dilekçesi değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, ıslah dilekçesi olarak kabul edilemeyecek olan davacı vekilince verilmiş olan ikinci ıslah dilekçesindeki talepler doğrultusunda hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy