Mahkemesi : Konya 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 12/11/2013
Numarası : 2012/325-2013/720
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı iş akdinin emekliliğe hak kazanması, ücretlerinin ve bir kısım alacaklarının ödenmemesi sebebiyle kendisi tarafından feshedildiğini belirtip, kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş akdinin kendisi tarafından sonlandırdığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını ve başkacada bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fazla mesai ücretine hak kazanılıp kazanılmadığı hususunda anlaşmazlık mevcuttur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda davacı tanığı M. S.'un 19.03.2013 tarihli duruşma esnasında verdiği yeminli beyanında 3-4 ay gecikmeli olsa da fazla mesai ücretlerinin davalı tarafından ödendiğini beyan etmiş, davacı vekili de imzalı beyanı ile tanığın ifadelerine karşı bir diyeceği olmadığını bildirmiştir. Bu durumda davacı vekili tanık beyanlarında geçtiği şekilde davalı tarafından fazla mesai ödemelerinin yapıldığını kabul etmiştir. Ancak tanık fazla mesai ücretlerinin 3-4 ay geç ödendiğini bildirmiş olup, fesih tarihinden önce son 4 aylık dönem yönünden fazla mesai ücret alacağının hesap edilerek karar verilmesi gerekirken, bu husus göz önüne alınmadan karar verilmiş olması hatalı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy