Mahkemesi: Bursa 6. İş Mahkemesi
Tarihi: 24/12/2013
Numarası: 2012/369-2013/715
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalıya ait iş yerinde 15.09.2010 tarihinde makine ustası olarak işe başladığını, iş akdinin davalı işveren tarafından 20.06.2011 tarihinde geçerli bir neden olmadan sona erdirildiğini, Bursa 5. İş Mahkemesi'nin 2011/499 E. 2011/649 K. sayılı kararı ile feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verildiğini, hükmün temyiz edilmeksizin 02.12.2011 tarihinde kesinleşmiş olup kesinleşme şerhini içerir ilamı 16.12.2011 tarihinde tebliğ aldığını, yasal süresi içerisinde davalı işverene müracaat etmesine rağmen işe başlatılmadığını ve yasal haklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 4 aylık ücreti tutarında boşta geçen süre ücreti ile diğer sosyal haklarından kaynaklanan alacaklarının ve 4 aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, Bursa 5. İş Mahkemesi'nin 2011/449 E. 2011/649 K. sayılı dosyasının 23.11.2011 tarihinde karara çıkmış olup davacının karar tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde işe başlamak üzere başvuruda bulunmadığını, bu sebeple davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, ayrıca davacının ücretinin imzalı bordrolarında belirtiği miktarda olup iddia ve taleplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının, işe iade davası sonrasında işe başlatılması için müracaat edip etmediği, etmişse süresinde müracaat edip etmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, işe iade davası sonrasında 16.12.2011 tarihinde işverene müracaat ettiğini, işverenin işe başlatmadığını iddia etmiş; davalı ise, davacının hiç müracaat etmediğini savunmuştur.
İşe iade davası, davalı tarafın kabulü ile 23.11.2011 tarihli oturumda tarafların yüzüne karşı kabulle sonuçlanmış ve mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmeyerek 02.12.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
Her ne kadar davacı işe başlamak için müracaat ettiğini ileri sürüp bu konuda tanık da dinletmiş ise de; tanıklar davacı ile birlikte iş yerine girmemişler ve kendi beyanlarına göre müracaatta beklemişlerdir. Davacının işe başlatılmadığına dair tutanağın da daha sonra birlikte mahalleye döndüklerinde tutulduğunu ifadelerinde açıkça beyan etmişlerdir.
Somut olayda davacı işçi, işe başlama iradesinde samimi olsa idi, noterden ihtarname yoluyla bu iradesini davalı işverene bildirebileceği gibi iadeli mektupla da işverene müracaat edebilirdi. Kaldı ki işverenin işe iade davasında davayı kabul etmesi, işe iade kararını temyiz etmemesi ve az önce açıklanan durumlar nedeniyle dosya içeriği dikkate alındığında davacı işe başlamak üzere müracaat ettiğini de ispat edememiştir. Bu nedenlerle davacının işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve kıdem tazminatı isteminin reddine karar verilmesi; ihbar tazminatının da 4 ay çalışılmış gibi değerlendirilen süre dışlanarak hesaplanması gerekirken, işçinin işe başlamak için süresinde müracaat ettiği, işverence işe başlatılmadığı şeklindeki kabule göre hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
3- Taraflar arasında davacının aldığı aylık ücret konusunda da uyuşmazlık bulunmakta olup davacı aylık 1.200,00 TL aldığını iddia etmiş; davalı ise, davacının kayıtlardaki ücreti aldığını savunmuştur. Mahkemece, davacı iddiası doğrultusunda karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında gerçek ücretin tartışmalı olduğu durumlarda, emsal ücret araştırması yapılması ve hesaplamanın belirlenen ücrete göre yapılması gerekmekte olup mahkemece eksik araştırma ile karar verilmiş olması da ayrı bir bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.