Mahkemesi : İskenderun 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 06/11/2012
Numarası : 2010/308-2012/1115
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 20/03/2003-02/03/2007 tarihleri arasında çalıştığını, ücretlerini istemesi üzerine davalının işçi çok çalışırsan böyle çalışacaksın, denilerek haklarının ödenmediğini ve iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve gece çalışma alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı 02.03.2007 tarihli istifa dilekçesinde kendi isteği ile işten ayrıldığını belirtmiş olup herhangi bir sebep bildirmemiştir. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının ödenmediği, ayrılmakta haklı olduğu dikkate alınmaksızın kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının çalışmalarını gösteren kısmi puantaj kayıtları vardır. Kayıtlara dayalı olarak kabul edilen fazla çalışma alacağından hakkaniyet indirimi yapılması hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş kayıtlara dayalı dönem çalışmasından hakkaniyet indirimi yapılmadan, kayıt olmayan dönemler açısından tanık beyanıyla ispatlandığından sadece bu dönem için hakkaniyet indirimi yapmaktır. Bir dönemin kayıtlara dayalı olmasına rağmen tüm fazla çalışma dönemi üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 01.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy