Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 21/11/2013
Numarası : 2011/837-2013/584
TTaraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 14/09/2005-06/03/2009 tarihleri arasında meslek edindirme kursu yöneticisi olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini, işe iade davası açtığını, bu davanın kabul edildiğini fakat işe başlatılmadığını bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ilave tediye ücreti, fazla mesai, yıllık izin ve genel tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının kendi işçileri olmadığını ve başka bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında mahkeme kararının gerekçesinde yazıldığı şekilde davalı işveren ile taşeronları arasında alt-üst işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve hüküm altına alınan fazla mesai ve ilave tediye ücreti alacakları yönünden zamanaşımı hesaplamasının doğru şekilde yapılıp yapılmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı, çalıştığı süre boyunca davalı Belediyenin taşeronu Y.. Yeni İmar İnşaat A.Ş 'nin işçisi olarak gözükse de iş akdi feshedildikten sonra davacı tarafından açılan işe iade davasında (Adana 3. İş Mahkemesi 2009/119E-2010/21K sayılı ilamı) 22/01/2010 tarihinde şirkete karşı açılan davanın reddedildiği belediyeye açılan davanın kabul edildiği hükmün Yargıtay 22 HD nin 03/02/2012 tarih 2012/542 Esas sayılı ilamı ile onanmak suretiyle davalı belediye ile taşeron Y.. Yeni İmar İnşaat A.Ş arasındaki alt-üst işveren ilişkisinin baştan beri muvazaalı olduğu hususunun kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine davacı sadece davalı Belediyeye karşı alacak davası açmış olup, mahkemece davalı Belediye bu alacaklardan sorumlu tutulmuştur. Buna rağmen mahkemece, karar gerekçesinde davalı Belediye ile taşeronlarının ilişkisinin alt-üst işveren ilişkisi olarak nitelendirilmesi doğru olmamasına rağmen kararın netice olarak doğru olması ve bu hata sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer yandan davalı dava konusu alacaklara karşı dava ve ıslah dilekçeleri yönünden süresinde zamanaşımı savunmasında bulunmuş olup, bu hususta bilirkişi raporlarında hesaplama yapılmıştır. Ek raporda yapılan hesaplamada zamanaşımına uğrayan alacaklar ayrı bir tabloda hesaplanmış fakat bu hesaplamalarda davacının fazla mesai ve ilave tediye ücreti yönünden dava dilekçesi ile talep ettiği miktarlar dikkate alınmamıştır. Mahkemece bu husus gözetilmeden eksik miktarda fazla mesai ve ilave tediye ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 15.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy