Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 12/12/2013
Numarası : 2012/406-2013/645
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında imzalanan bir iş sözleşmesi olmadığını, davacının ihale alan firmaların işçisi olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı belediyede taşeron şirketler nezdinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığını, iş akdinin feshinin haklı nedenle yapıldığına, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğine dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davalı belediyede park ve bahçeler müdürlüğüne bağlı olarak haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürerek fazla mesai ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının davacı tanık beyanlarına göre haftanın 6 gününde 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak davacı tanıklarının davalıya karşı davaları bulunmaktadır. Dosyaya sunulan işyeri kayıtlarında davacının 08.30-17.30 saatleri arasında çalıştığı anlaşılmakla birlikte davalı taraf davacının 08.00’de çalışmaya başladığını kabul etmektedir. Bu nedenle davacının haftanın 6 günü 08.00-17.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek davacının fazla mesai ücreti alacağının hesaplanması gerekirken husumetli tanık beyanlarına göre hazırlanan rapora itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy