Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesini işçilik ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini, tüm haklarının ödendiğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22.04.2013 tarihli ilamı ile özetle, “....davacının bizzat isticvap edilerek, dosyada bulunan 10.8.2010 tarihli ve el yazılı istifa dilekçesi ile ilgili beyanı ve iradesi açıkça sorularak tespit edilmeli ve dilekçenin geçerli kabul edilmesi halinde istifa gerekçesi olarak ileri sürdüğü ailevi nedenler kavramı ve istifadan sonra 18.8.2010 tarihinde başka bir işyerinde çalışmaya başlamasıda dikkate alınarak ayrıca fazla çalışma alacağı yönünden de istifa tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılıp çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.“ gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkeme, davacının istifa dilekçesi ile ilgili beyanını aldıktan sonra davacının iş sözleşmesini haklı olmayan nedenlerle feshetiği, kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacının talep ettiği ve reddedilen toplam miktar 4058,91 TL olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne tarifesine göre davalı yararına hükmedilmesi gereken avukatlık ücreti 487,07 TL olması gerekirken 1.320,00 TL avukatlık ücreti takdir edilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nun 370/2.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün fıkrasının;
“Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden“ sözcükleri ile başlayan paragrafındaki “1320,00 TL” rakam ve harflerinin çıkarılarak yerine, “487,07 TL” rakam ve harflerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy