Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 27/12/2013
Numarası : 2011/482-2013/796
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar Y.. A.. ve O.. A.. vekili ile davalı O. Petrol Nakliyat Gıda S Tic.Ltd.Şti.vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalılara ait O. Petrol Shell Akaryakıt istasyonunda pompa ve satış elemanı olarak 18.6.2005 tarihinde işe başladığını, 18.04.2010 tarihine kadar aralıksız çalışmalarını sürdürdüğünü, 18.04.2010 tarihinden sonra O. Petrol Nakliyat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak faaliyetine devam etmekte olan istasyonda çalışmalarını sürdürdüğünü, davalı işverenlerin işyerini dava dışı şirkete devrettiğinden kıdem tazminatı gibi işçilik alacaklarından yeni işverenin sorumlu olduğunu ancak fazla mesai ve dini, milli bayram çalışma ücretlerinin ödenmediğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacıya tazminatları ödenerek akdin feshedildiğini,davacının davalı işverenden alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalılar Yakup Orçun ve O.. A..; müvekkillerinin davacının çalıştığı işyerini devrettiklerini ve işçilik alacaklarından devralan işverenin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalı işverenin iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu ve devreden işveren ile devralan işverenin alacak kalemlerinden müteselsil sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların beyanları ve tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Somut olayda davacı, davalı işyerinde iki vardiya halinde çalışma yapıldığını, vardiyalarda günlük çalışma süresinin oniki saat olduğunu ve bu şekilde yapılan çalışma ile günlük ve haftalık çalışma süresinin yasal sınırları aşılmasına rağmen fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Bilgisine başvurulan davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulayarak iki vardiya halinde çalışma yapıldığını belirtmişlerdir. Mahkemece 2006 yılında işyerinde Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi tarafından yapılan inceleme sırasında düzenlenen tespit tutanağına dayanılarak üç vardiya halinde çalışma yapıldığı kabul edilmiştir.Öncelikle belirtmek gerekir ki Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi Raporu 2006 yılına ait olup bu tarihten sonra işyerinde, tespitle belirlendiği şekilde çalışma yapıldığını göstermez. Ancak mevcut duruma göre Çalışma Bakanlığı İş Müfettişinin tespiti ile tanık beyanları arasında çelişki doğduğundan bu çelişkinin giderilmesi bakımından, işyerinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak iş kapasitesi belirlenmeli, dava tarihi ve ondan önceki süre içerisinde çalışmış işçi sayısına göre işyerinde yapılan işin kaç kişi ile yapılabileceği ve işçi sayısı itibariyle işyerinde kaç vardiya halinde çalışılabileceği tespit edilmeli ve bu suretle vardiya sayısı duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra delillerin yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulması ve gerekirse bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Ayrıca Anayasanın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Bu düzenlemeler karşısında davalı tarafça sunulan ve ulusal bayram genel tatil ücreti olarak davacıya 114.12 TL ödeme yapıldığını gösteren belge hakkında davacı vekilinin yazılı beyanına da başvurulduğu halde karar gerekçesinde söz konusu belge ile ilgili herhangi bir değerlendirmeye yer verilmeksizin karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar Y.. A.. ve O.. A.. vekili ile davalı O. Petrol Nakliyat Gıda S Tic.Ltd.Şti.'ne iadesine 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy