Mahkemesi : Mersin 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 29/11/2013
Numarası : 2012/86-2013/470
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının 29.08.2008- 30.06.2011 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iş akdinin davacı tarafından iş yerinde gördüğü kötü muameleler nedeniyle haklı nedenle feshedildiğinin kabulüyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, davalı ise davacının istifası nedeniyle iş akdinin feshedildiğini iddia etmiştir. 27.06.2011 tarihli istifa dilekçesinde, davacının kişisel nedenlerden iş akdini fesh ettiği bildirilmiştir. Mahkemece iş akdinin davacı tarafından haklı sebeple fesh edildiğine hükmedilmiştir ve iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği kanaatiyle ihbar tazminatı talebini reddetmiş karar davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği kabul edilmelidir.
Mahkemece yapılacak iş davacı isticvap edilerek istifa dilekçesinde belirtilen kişisel nedenler konusunda beyanını almak, bu beyanı dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirerek davacının işçilik alacağı olup olmadığını belirleyip davacının kıdem tazminatı talebi hakkında bir karar vermekten ibarettir.
3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Dairemizce ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda 2008 yılında ulusal bayram ve genel tatiller 10,5 gün olarak hesaplanmıştır. Kurban bayramında arefe günü 07.12.2008 tarihinde Pazar gününe denk gelmekte ve davacının Pazar günleri hafta tatilini kullandığı da sabittir. Ulusal bayram ve genel tatil ücretinin 10 gün üzerinden hesaplanması gerekirken 10,5 gün üzerinden hesaplanması hatalı olup, bozma sebebidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy