Mahkemesi: Antalya 5. İş Mahkemesi
Tarihi: 20/01/2014
Numarası: 2012/795-2014/37
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, kesinleşen işe iade kararı gereğince ödenmeyen alacaklarına ilişkin başlattıkları Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2578 sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın yerinde olmadığını bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin, alacak likit olmaması nedeni ile reddine karar vermiştir.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 Yasanın 8. ve 28. maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay HGK. 4.3.2009 gün 2009/ 9-57 E, 2009/ 110 K).
Borçlu belirli bir alacak için yapılan icra takibinde borcun bir kısmına itiraz etmek istediğinde, itiraz ettiği kısmı açıkça göstermek zorundadır. Borçlu buna uymaz ve borcun tamamına itiraz ederse, itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu miktar bakımından icra inkâr tazminatı ödemekle yükümlüdür
Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir
Bu açıklamalar ışığında somut olayda takibe konu miktarın kesin olduğu ve yargılamayı gerektiren bir durum olmamasına karşın davalı tarafça itiraz edilerek söz konusu icra takibinin durmasına yol açılması nedeniyle mahkemece davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy