Mahkemesi: Bursa 4. İş Mahkemesi
Tarihi: 05/12/2013
Numarası: 2013/199-2013/976
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı işyerinde 11.10.1999-04.01.2011 tarihleri arasında iplik üretim operatörü olarak çalıştığını, iş akdine haksız şekilde son verilmesi üzerine işe iade davası açtığını, bu davanın kabul edildiğini ve Yargıtay'ca onandığını, süresinde başvuru yapmasına rağmen işe iadesinin yapılmadığını belirtip kıdem farkı, ihbar farkı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının işe davet edilmesine rağmen makul sürede işe başlamadığını, işe başlamakta samimi olmadığını ve başka işyerinde çalıştığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının işe davet yazısına rağmen makul sürede işe başlamadığı ve başka bir işyerinde çalıştığından dolayı işe başlamakta samimi davranmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının, davalı tarafından gönderilen işe başlatma davetine makul sürede yanıt verip vermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacının işe iade davası kesinleştikten sonra işe başvurması üzerine davalı 30.11.2012 tarihinde “ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren en geç 3 gün içerisinde işbaşı yapılması gerektiği” ibareli ihtarname göndermiş ve bu ihtarname 05.12.2012 tarihinde davacı adreste bulunmadığından Tebligat Kanunun 21. maddesi gereği muhtara bırakılmak suretiyle tebliğ edilmiştir. Bunun üzerine davacı 11.12.2012 tarihinde işe başlamak üzere müracaatta bulunmuştur. Fakat davalı makul sürede işe başlamadığı gerekçesi ile davacının talebini reddetmiştir. Davacının temyiz dilekçesine eklemiş olduğu “ölüm belgesi” ne ve savunmasına göre, davacının babası 27.11.2012 tarihinde vefat etmiş, cenaze ve taziye işlemleri nedeniyle davacının evde bulunmadığı bir vakitte işe davet yazısı davacının adresine ulaşmış ve muhtarlığa bırakılmıştır. Bu durumda davacının makul sürede işe başlayıp başlamadığı araştırılırken, davacının babasının cenazesinin defnedildiği ve taziyesinin yapıldığı adres tespit edilerek, eğer bu adres davacının adresi ile aynı şehirde ise şimdiki gibi karar verilmeli, fakat farklı bir şehirde ise davacının cenaze sonrası defin ve taziye işlemlerinden sonra davacının adresine gelişi ve muhtara yapılan tebligatı alma süresi ile sonrasında davalıya müracaatı için geçen süre makul süre kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davacıya iadesine, 28.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.